MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma alacağı ve katkı payı alacağı
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki katılma alacağı ve katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 4. Aile Mahkemesi'nden verilen 10.05.2012 gün ve 80/322 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-karşı davalı ... vekili dava dilekçesinde; tarafların 10.10.1986 tarihinde evlenip 2010 yılında boşandıklarını, evlilik birliği içinde edinilen 95 ada 14 parseldeki 8 nolu bağımsız bölümün davalı kadın adına tapuya tescil edildiğini açıklayarak, taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline mümkün olmadığı takdirde payın bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı ... vekili; davacının davasının mesnetsiz olduğunu, evlilik birliği içinde edinilen ve davacı koca adına kayıtlı bulunan 86 ada 6 parseldeki 12 nolu bağımsız bölüm ile 539 parselin katılma alacağını azaltmak amacıyla elden çıkarıldığını, ayrıca evlilik birliği içinde edinilen ve davacı koca adına kayıtlı ... plaka sayılı araç bulunduğunu açıklayarak araç için 1.000 TL ve diğer iki taşınmaz için toplam 8.000 TL alacağın davacı- davalı kocadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; çalışmayan ve geliri bulunmayan Davalı-davacı ...'ın 86 ada 6 parsel 12 nolu bağımsız bölüm ve 539 parsele ilişkin davasının reddine, 2009 yılında edinilen ... plaka sayılı araç edinilmiş mal olduğundan araca ilişkin talebin kabulü ile 1.000 TL katılma alacağının davacı- davalı ...'ten tahsiline, davacı-davalı ...'in 95 ada 14 parseldeki 8 nolu bağımsız bölüme ilişkin talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm; davacı-davalı vekili tarafından, reddedilen 8 nolu bağımsız bölüm ile kabul edilen araç bakımından temyiz edilmiştir.
Taraflar 10.10.1986 tarihinde evlenmişler, 24.06.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 21.09.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 24.06.2009 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesi ile karşı dava dilekçesinin içeriği, tarafların beyanları ve taşınmaz ile aracın edinme tarihine göre her iki dava da 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devam maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 219, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, dava konusu ... plaka sayılı aracın edinme tarihi itibariyle taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi bulunduğuna, davacı- karşı davalı ... tarafından aracın kişisel mal ile edinildiği ispatlanmadığına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı- karşı davalı vekilinin araca ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün bu yönden ONANMASINA,
Davacı- karşı davalının diğer temyiz itirazlarına gelince, dava konusu 95 ada 14 parseldeki 8 numaralı bağımsız bölüm, 18.10.2006 tarihinde satış sonucu davalı ... adına tescil edilmiştir. Taşınmazın edinme tarihi ve öncesinde davalının gelir getiren herhangi bir işi bulunmamaktadır. Buna karşılık taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiği tarihten 7 gün önce, davacı kocanın babası tarafından davalının banka hesabına 300.000 TL yatırıldığı saptanmıştır. Davacıya ait banka hesabı ve tanık beyanlarından taşınmazın davacının babasından gelen para ile satın alındığı ve tapuda davalı adına tescil edildiği sabittir. Öte yandan dosya kapsamına göre davacının taşınmazı davalıya hibe ettiği sonucunu doğuracak herhangi bir beyan ve belge bulunmadığı gibi, davalı tarafın savunmasında dahi taşınmazın davacıya hibe edildiği ileri sürülmediğinden bağıştan bahsetmek mümkün değildir.
Davacı, dava dilekçesinde herhangi bir miktar belirtmeden payı oranında iptal ve tescile, mümkün olmaz ise payın değerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Taşınmazın edinme tarihinde taraflar arasında TMK 202 ve davamı maddelerine göre yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi bulunduğuna ve davacı tarafından taşınmazın tamamının kişisel mal olduğu iddia edilmediğine göre, davacının talebinin TMK 236 maddesi gereğince artık değerin yarısına ilişkin katılma alacağı olarak kabulü gerekir. Paylı mülkiyete ilişkin aynı yasanın 688/ 2 maddesi '' Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır.'' hükmünü içermekte olup, adı geçen madde kıyas yolu ile uygulandığında da aynı sonuca ulaşmak mümkündür. Bu halde mahkemece edinilmiş mallara katılma rejimine tabi dava konusu 95 ada 14 parseldeki 8 numaralı bağımsız bölümün karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri belirlenerek, belirlenecek bu değerden denkleştirmeye tabi tutulacak bir borç bulunmadığından, TMK 236. maddesi gereğince sürüm değerinin yarısına davacının katılma alacağı olarak karar vermek gerekirken, yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı- karşı davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 95.da 14 parseldeki 8 numaralı bağımsız bölümden kaynaklanan katılma alacağına ilişkin olmak üzere, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4. , HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine 28.03.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Araç yönünden kararın onanmasına dair görüşe iştirak edilmekle birlikte dosya kapsamına, toplanan delillere göre taşınmaz için de verilen hükmün onanması düşüncesiyle bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 28.03.2013