MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı
... ile ... ve ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... 8. Aile Mahkemesi'nden verilen 10.03.2011 gün ve 401/207 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının 1973 yılında Davalılar murisi ... ile evlendikten sonra 1973 yılında Almanya'ya giderek çalışmaya başladığını, 1976 yılında da davalılar murisi ...'ın davalının yanına gittiğini, tarafların evlilik birliği içinde birlikte çalışarak edinilen 8001 ada 2 parsel 5 nolu mesken, 2304 parsel, 36494 ada 19 parsel ve 375 parsel sayılı taşınmazların 2002 yılında ölen davacının eşi ve davalıların murisi ... adına tapuya tescil edildiğini açıklayarak, taşınmazların edinilmesindeki katkısı nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her taşınmaz için 2.500,00'er TL den toplam 10.000,00 TL katkı payının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... 12.02.2008 tarihli yargılama oturumunda; taşınmazların edinilmesinde babası gibi çalışan davacının da katkısı olduğundan açılan davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Davalı ... vekili, taşınmazların edinildiği tarihte çalışmayan davacının, katkısı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı taşınmazların edinilmesinde katkısını ispatlamadığından ... yönünden davanın reddine ve ... yönünden davalının kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün, redde ilişkin kısmı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 00.03.1963 tarihinde evlenmiş, davalılar murisi ... 10.08.2002 tarihinde ölmüştür. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince ...'ın öldüğü tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM.nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden ...'ın öldüğü 10.08.2002 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği davacının talebi ve dava konusu taşımazın edinme şekli ve tarihine göre davacının talebi 743 sayılı TKM.nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallara yapılan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu 8001 ada 2 parsel 5 nolu bağımsız bölüm 23.08.1993, 375 parsel 5.9.1994, 2304 parsel 14.07.1975 ve 36494 ada 19 parsel 07.02.1988 tarihinde satıştan davalılar murisi ... adına tescil edilmiştir. Dosyadaki belge ve bilgilere ve özellikle davacı ile davalı tanıklarının beyanlarına göre taşınmazların edinme tarihinde gerek davacı, gerekse de davalılar murisi ... yurt dışında çalışmakta olup dava konusu taşınmazların edinmesinde davacının katkısının bulunduğunun kabulü gereklidir.
Bu halde öncelikle tarafların her birinin yurt dışındaki çalışmalarına ilişkin kayıt ve belgelerin eksiksiz olarak getirtilmesi, taşınmazın edinildiği tarihteki, toplam gelirinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının belirlenebilmesi için konunun uzmanı bilirkişi kurulundan rapor alınması suretiyle davacı ile davalının çalışmaları karşılığında elde ettikleri gelirle sağlayabilecekleri katkı miktarının ayrı ayrı saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın taşınmazın dava tarihindeki değeri ile çarpılarak katkı payı alacağının tespit edilmesi, davacının katkı payı alacağının belirlenmesinden sonra davalıya düşen miras payına göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, davacıdan peşin alınan 49,50 TL harcın istek halinde iadesine 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy