MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 13.12.2011 gün ve 1010/1215 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-birleşen davanın davalısı ...vekili; tarafların 05.03.1972 tarihinde evlendiklerini ve evlilik birliği içinde satın alınarak davalı eş adına kayıtlanan 42228 ada 7 parselin, 5034 ada 5 parselde bulunan 1 ve 5066 ada 18 parselde bulunan 4 nolu bağımsız bölümler ile 38124 ada 11 parsel sayılı taşınmazın edinilmesine çalışmaları karşılığında elde ettiği gelirlerle katkı sağladığını ileri sürerek dava konusu 4 parça taşınmaz için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TL ve taşınmazlardan elde edilen kira gelirlerinden şimdilik 500 TL olmak üzere toplam 1500 TL alacağın davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiş ve 04.06.2010 tarihinde yaptığı ıslahla istek miktarını 67.870'TL ye çıkardıklarını belirtmiş, 20.01.2010 tarihli oturumda da 42228 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin esasen herhangi bir davalarının söz konusu olmadığını açıklamıştır.
Davalı-birleşen davanın davacısı ... vekili ise;...ın dava konusu olan ve vekil edeni adına kayıtlı bulunan taşınmazların edinilmesine herhangi bir katkısının bulunmadığını, çalışmalarının parçalı çalışmaya esas olduğunu ve eğer davacının bir katkısı var ise bu katkısının karşılığında kendisine 192 ada 2 parselin verildiğini belirterek davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve ıslah dilekçesinin kendilerine 24.06.2010 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine verdiği 30.06.2010 günlü dilekçe ile zamanaşımı definde bulunmuş; birleşen davada da, vekil edeninin kendisine ait 192 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 14 nolu bağımsız bölümü tapuda satış olarak gösterilen işlemle ve fakat esasında bedelsiz bir biçimde ... ...’a devrettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... ...’a devredilen taşınmaza ilişkin olarak 2500 TL'nin ... ...'dan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir.
Mahkemece; "...Bozma kararından sonra bozma ilamına uyulmuş davacı karşı davalının 07.12.2011 tarihli bozma çerçevesindeki ıslah edilen miktarlar da dikkate alınarak dosya değerlendirildiğinde kesinleşen 192 ada 2 parseldeki yerin dışında kalan 38124 ada 11
parseldeki yer, 5066 ada 18 parseldeki yer 5034 ada 5 parseldeki yer hakkında yapılan incelemede bu parsellerdeki yerlerin talep edilen ilk dava tarihindeki toplam 1000 liralık hissenin boşanma davasının açılış tarihi yani tasfiye tarihindeki zaman aşımı yönünden durumları değerlendirilmiş olmakla;11 parseldeki yerin alımının 1995 tarihli olduğu 18 parseldeki yerin alımın 04.04.2006 tarihli olduğu 5 parseldeki yerin 24.04.2003 tarihli olduğu kayıtlarca da sabit olmuş olmakla, bu yerlerin alım tarihlerindeki zaman aşımı yönünden boşanma davası ile alacak hakkının doğduğu fakat muaceliyet tarihinin ise boşanma davasının kesinleştiği tarih olan 12.11.2008'de zaman aşımının buna göre doldurup doldurmadığının tespit edilmesi gerektiğinden 11 nolu parselde on yıllık zaman aşımının 06.01.2005, 18 nolu parselde 04.04.2007, 5 nolu parselde 24.04.2004 tarihlerinde dolduğu dikkate alındığında bu katkı payı davasının da 09.08.2006 yılında açıldığı anlaşıldığından sadece 18 nolu parsel yönünden bir alacak hakkının doğduğu diğer parseller yönünden zamanaşımının bittiği anlaşıldığından 5066 ada 18 parsel 4 nolu bağımsız bölüm için talep edilen ıslahtan evvelki 100 TL'lik alacak hakkının talepte haklılığı ortaya çıkmış, zaman aşımının ıslah tarihi olan 04.06.2010 yılına kadar kalan süre yönünden zamanaşımı dolduğu anlaşıldığından davacının sadece 100 TL'lik alacak yönünden talebi hakkı olduğu anlaşılmış olmakla, davasının 100 TL'lik kısmının kabulüne, diğer kısımlar yönünden zaman aşımı definin kabul edilerek reddine,“ karar verilmesi üzerine; hükmün redde ilişkin bölümü, davacı – karşı davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 05.03.1972 tarihinde evlenmiş, 24.04.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle 12.11.2008 tarihinde boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Mahkemece, yukarıda yazılı bulunan gerekçe ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesine ve kararına katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyleki;
Dosya arasında bulunan kayıt ve belgelere göre; ... tarafından açılan davanın konusu bulunan 38124 ada 11 parsel sayılı kargir ev nitelikli taşınmazın 06.01.1995 tarihinde 3. şahıstan satın alma yoluyla davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu bu taşınmaza 01.01.2002 tarihinden önce edinildiğine ve edinme tarihi 743 sayılı TKM’nin 170. maddesine göre eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu döneme ilişkin bulunduğuna göre, taraflar arasındaki bu taşınmaza ilişkin uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmaza ilişkin olan böyle bir davada, daha sonra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK'nun 178. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımına ilişkin düzenlemenin uygulanamayacağı açıktır. 01.01.2002 tarihinden önce edinildiği belirlenen taşınmaza ilişkin uyuşmazlıkta Borçlar Kanununun başka türlü hüküm mevcut olmadığı taktirde her dava için öngördüğü 10 yıllık zamanaşımı süresini öngören 125. maddesindeki düzenlemenin uygulanması gerektiği hususunda da duraksama bulunmadığından ... vekilinin bu taşınmaza ilişkin olarak dile getirdiği zamanaşımı definin dikkate alınmaması gerekir. Sözü edilen taşınmaz bakımından 743 sayılı TKM'nin 5. maddesi yoluyla BK' nun 125. maddesi uygulanır.
Dava konusu 5066 ada 18 parsel 4 nolu bağımsız bölüm 04.04.2006 tarihinde, 5034 ada 5 parsel 1 nolu bağımsız bölüm ise, 24.04.2003 tarihinde edinilerek, davalı ... adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu iki parça taşınmaz taraflar arasında yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiş bulunduğuna göre, TMK'nun
219. maddesi kapsamında edinilmiş mal olduğunun kabulü ve uyuşmazlığın bu rejim kuralları gereğince yani 4721 sayılı TMK hükümleri uyarınca çözüme kavuşturulması gerekir. Bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK. m.222/3).
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre süresinde ileri sürülen zamanaşımı def’ine davacının itiraz ettiği ve HGK'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 E., 2013/520 K. sayılı kararı ile katılma alacağı davalarının da 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilmiş bu görüş Dairece de benimsenmiştir. Bu durumda, edinilmiş mallara katılma alacağı davalarında da TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerekecektir (Mülga BK.m.125.). Taraflar arasındaki boşanma kararının kesinleştiği 12.11.2008 tarihinden dava ve 04.06.2010 ıslah tarihine kadar dava konusu taşınmazların tamamı açısından 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Dava konusu taşınmazlar yönünden zamanaşımı süresi dolmadığına göre; talep konusu 38124 ada 11 parsel sayılı kargir ev nitelikli taşınmaz hakkında davacının katkı payı alacağı ve katkı oranı bulunurken, tarafların mal varlığı değerinin edinildiği tarihe kadarki toplam gelirlerinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM'nun 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarlarının ne olacağının belirlenmesi, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu mal varlığının dava tarihindeki değeri ile çarpılarak varsa katkı payı alacağının tespit edilmesi, gerektiğinde hakkaniyet ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin gözönünde tutulması ve davacının katkı payı alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekir. Dava konusu 5066 ada 18 parsel 4 nolu bağımsız bölüm ve 5034 ada 5 parsel 1 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazların, edinilmiş mal kabul edilmesi gerektiğine göre, TMK'nun 202, 219, 229, 231, 232, 235/2 ve 236/1. maddeleri gereğince davacının katılma alacağının hesaplanması bu iki taşınmazın tasfiye tarihine en yakın tarihteki değeri belirlenmek suretiyle yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ile kanun maddeleri çerçevesinde davacının katkı payı ve katılma alacağının belirlenmesi gerekirken, dosya kapsamına uymayan düşüncelerle usul ve kanuna aykırı bir şekilde davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı-karşı davalı ... ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün redde ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy