MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
... mirasçıları ...ve müşterekleri ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine ...1. Aile Mahkemesi'nden verilen 09.02.2012 gün ve 330/188 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına 02.04.2013 tarihinde oyçokluğuyla Karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY
Dava, 743 sayılı TKM'sinin 170. maddesi gereğince mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen maldan kaynaklanan katkı payı alacağı istemine ilişkindir.
Taşınmazın davacı tarafından davalı adına tapuya kaydettirilmesi olayının bağış niteliğinde olduğu görüşünden hareketle davanın reddine ilişkin hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yüksek Dairenin sayın çoğunluğunca onanmasına karar verilmiştir. .//..
2012/10432-2013/4831 -2-
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 15320 ada 3 sayılı parseldeki dairenin vekil edeni tarafından edinildiğini, bedelinin onun tarafından karşılandığını, davalının ev hanımı olduğunu, hiçbir gelirinin bulunmadığını, evin alımına katkısının da olmadığını açıklayarak vekil edeninin katkısından kaynaklanan alacakla ilgili olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10000,00 TL'nin davalıdan tahsilini, davalı adına taşınmazın tescil edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte katkı payı tazminatına hükmedilmesini istenilmiştir.
Davacı ..., dosya arasında bulunan...1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22.04.2008 tarih ... Esas 2008/906 Karar sayılı veraset belgesine göre, mal rejimi davasının açıldığı 20.03.2008 tarihinden sonra 04.04.2008 tarihinde vefat ettiği belirlenmiştir. Geriye mirasçı olarak davalı eşi ..., çocukları ...,mirasçı olarak bırakmıştır. Davacı ...’in ölümünden sonra dava gayri resmi eşinden olma çocukları ... tarafından avukata verdikleri vekaletname ile vekilleri tarafından yürütüldüğü belirlenmiştir. Resmi eşinden olma 1972 doğumlu ... ise, davada yerini almamıştır. Dosyadaki bilgilere göre davacı vekili dava dilekçesinde 15320 ada 3 sayılı parselde bulunan meskeni vekil edenin verdiği parayla edinildiğini davalının ev hanımı olduğunu ve bir gelirinin bulunmadığını açıklayarak katkı payı alacağı isteğinde bulunmuştur. 07.10.1953 tarih 8/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davacının hakkı şahsi hak niteliğinde alacak olup ayin (mülkiyet) istemi olanağı bulunmamaktadır. Mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen mallardan kaynaklanan alacağın istenebilmesi için istekte bulunan eşin para ile ya da para ile ölçülebilen maddi bir katkısının olduğunun kanıtlanması halinde alacağı hükmedilecektir.
Davacının dava dilekçesinde, bağış kasıt ve iradesini taşıyan herhangi bir ibarenin ya da olgunun yer almadığı dava dilekçesi kapsamında sabittir. Dosyaya yansıyan ... beyanlarından da böyle bir sonucun çıkarılması mümkün değildir. ... vekili tarafından da bağış irade ve kastını öngören herhangi bir beyanına rastlanılmamıştır. Evlilik birliği içerisinde edinilen malların eşlerden biri adına tapuda ya da trafikte kayıtlı olması hayatın olağan akışının bir gereğidir. Bağış irade ve kastını ifade eden herhangi bir beyan veya açıklama olmadığı halde davacı tarafından parası ödenmek suretiyle alınıp, davalı eşi adına tapuya kaydettirmesi olayını bağış olarak nitelendirmek olanaksızdır. Aksi halde, hakkın özü de zedelenmiş olur. Ve bir tarafın hak kaybına uğrayacağı kabul edilmelidir. Olağan yaşam koşulları ile evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerine olan güven ve sadakatleri gözetildiğinde, birinin aldığı malın diğerinin adına kayıt ettirmesi belirtilen açıklamaya uygun olup bağış olarak nitelendirilemez.
Davalı ... vekili; kooperatif taksitlerinin vekil edeninin babası tarafından ödendiğini, davacı ...’in 1994-1997 yılları arasında kooperatif taksitleri konusunda herhangi bir ödeme yapmadığını, 14.01.2009 havale tarihli cevap dilekçesinde açıklamıştır. Dosyadaki bilgilere göre davalı ev hanımıdır.
Saptanan bu somut ve hukuki olgular ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre somut olayda davacı tarafın bağış irade ve kastını ifade eden herhangi bir beyan veya açıklamalara rastlanılmadığı ve kararda gösterilen gerekçe dayanaktan yoksun olduğuna göre iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak sonucuna göre katkı payı alacağı konusunda bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle bozma yapılması gerekirken, bağışa dayalı ret hükmünün onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşlerine açıklanan nedenlerle katılmıyoruz. 02.04.2013
Full & Egal Universal Law Academy