MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil, tazminat, elatmanın önlenmesi ve yıkım
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... ve Eğitim Vakfı, ..., ... ... AŞ, ... aralarındaki tapu iptali ve tescil, tazminat elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.04.2011 gün ve 168/183 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı-birleşen dosyada davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.03.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ve davacı ... bizzat, davalılardan ... A.Ş. vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ...geldiler. Başka kimse gelmedi Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili tarafından 498 ada 1 parselin 500 m2 miktarındaki bölümüne ait tapu kaydının 4706 sayılı Kanun'un 5.maddesinin 6.fıkrasındaki koşulların oluşması sebebiyle iptali ile davacı adına tescili mümkün olmadığı takdirde tazminat talebi ile ilgili davalılar ..., ..., ...A.Ş. ve ... Vakfı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat, birleşen dosyada ise, ... Vakfı tarafından davalı ... aleyhine açılan elatmanın önlenmesi ve kal davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemece davacının davalı ..., ... Şirketi ile ... İdaresine karşı açtığı davanın husumet, diğer davalı ... ve ... Vakfı aleyhine açtığı davanın ise, tapu iptali ve tescil talebi bakımından koşulları oluşmadığından esastan reddine, davacının harici senetle satın aldığı ve üzerine ev yaptığı bu gayrimenkulle ilgili kendisine satan kişi hakkında alacak davası açmakta muhtariyetine, birleşen dosyada davacı ... ve ... Vakfı'nın davasının kabulü ile davalı ...’ın elatmasının önlenmesi ve binanın kal’ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, davanın açıldığı tarihte tapuda ... Vakfı adına arsa vasfı ile kayıtlı bulunan dava konusu 498 ada 1 parselin öncesinin 695 ve öncesinde de 1176 parsel olduğu, taşınmazın evvelinde tamamı tapuda ... adına kayıtlı iken tapuda sırası ile 6.11.2002 tarihinde ... Ofisi Genel Müdürlüğü'ne, 1.2.2005 tarihinde de ...'ne devredildiği, taşınmazın 304037/345346 payını üzerinde bırakan ...'nin kalan bu payının 20.8.2007 tarihinde ...Belediyesi'ne satıldığı, Belediyenin de aldığı hisseyi aynı tarihte ... A.Ş.'ne devrettiği, ...'nin üzerinde kalan payın bir kısmını yine ipka ile üzerinde bırakarak 264568/345346 payını 26.9.2007 tarihinde ... A.Ş.'ne sattığı görülmekte olup toplanan deliller karşısında davacı tarafın dayandığı 4706 sayılı Kanun'un 5.maddesinin 6.fıkrasının olayda uygulanma koşulları olmadığına, her ne kadar mahkemece 4706 sayılı Kanunla ilgili bu husus değerlendirilmemiş ise de sonuca etkisi bulunmadığına, redde ilişkin hüküm sonucu itibariyle doğru olduğuna göre ... Vakfı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının yazılı şekilde reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre davacının gerek imar öncesi gerek imarla oluşan çap üzerinde bir hakkı bulunmadığı dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesinin davacı yararına uygulanabilmesi için imar uygulamasından önce yıkımı istenen binanın üzerinde bulunduğu taşınmazda yapıyı yapanın (yapı sahibinin) ayni veya kişisel diğer bir deyişle hukukça korunan (değer verilen) bir hakkının bulunması şarttır. 3194 sayılı Yasa'nın 26 ve 27.maddelerindeki ayrık durumlar hariç inşaata başlamadan önce tüm yapılar için ruhsat alınması ve yapının alınacak ruhsat ve eklerine uygun inşa edilmesi zorunludur. Aksi halde bu inşaat kaçak inşaat kabul edilir ve İmar Kanunu'nun 32.maddesi hükmüne göre yıkımı gerekir. Diğer yandan benzer hükümler Türk Ceza Kanunu'nun “imar kirliliğine neden olma” başlıklı 184.maddesinde de yer almıştır. 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre işlem yapılması gereken (yıkımı gereken) bir yerin ekonomik değeri olmayacağından ve yıkılarak kaldırılması gerektiğinden, arsa sahibinin mal varlığında artış sağlamaz ve dolayısıyla da bu yer için yapılmış masrafların ve enkaz bedelinin tahsili dava konusu yapılamaz. Açıklanan nedenle tazminat isteği ile ilgili yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasında da usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Davacı-birleşen dosyada davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün tapu iptali, tescil ve tazminat bölümüne yönelik olarak ONANMASINA,
Mahkemece davalılar ..., ... İnşaat Şirketi ile ...'ne karşı açılan davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmiştir. Bu üç davalı hakkında aynı nedenle dava reddedildiğine göre hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3.maddesine göre bu üç davalı hakkında tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde “her bir davalı için 1.100,00 TL. avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ile ... A.Ş, ... Yatırım A.Ş.'ne verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
Birleşen dava 17.5.2010 tarihinde 20.000 TL. değerle açılmış, harcı da bu değer üzerinden yatırılmıştır. Gerek birleşme öncesi gerek bileşme sonrası yeniden belirlenen bir değer veya tamamlanan harç yoktur. Dava dilekçesinde belirtilen dava değerine itiraz edilmemişse; avukatlık ücretinin dilekçede belirtilen değer üzerinden karar tarihinde
yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi, harç hesabında dava dilekçesindeki değerin dikkate alınması; dava dilekçesindeki dava değerine itiraz edilmişse ya da keşifte re'sen değer belirlenmişse bu takdirde ortaya çıkan yeni değer üzerinden karar tarihine kadar veya hakimin vereceği süre içerisinde noksan harç tamamlandıktan sonra saptanan bu değer üzerinden harç hesaplanıp avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Mahkemece birleşen dosya bakımından yeniden bir değer belirlenmediğine göre harcı yatan 20.000 TL üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12.maddesi gereğince davacı ... ve ... Vakfı lehine nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken hangi değer üzerinden hesaplandığı anlaşılamayan 20.000 TL avukatlık ücretine hükmedilmiş olması da usul ve kanuna aykırıdır.
Davacı-birleşen dosyada davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümleri yönünden 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 5,90 TL'nin temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından alınmasına 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy