MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.07.2009 gün ve 77/47 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 106 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ½’şer paylı olarak davalılar ... ve ... adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu 106 ada 41 parsel sayılı taşınmazın ise tam mülkiyet üzere davalı ... adına tespit ve tescil gördüğünü, dava konusu 106 ada 14, 20, 29, 34, 47 ve 66 parsel sayılı taşınmazlar ile 152 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1/3’er paylı olarak davalılar ... ve ... ile diğer davalıların miras bırakanı ... adına tespit ve tescil edildiğini, bu taşınmazların evveliyatından kendi miras bırakanları ...'ya ait olduğunu, ...’nın ölümünden sonra yapılan taksimde davacılara kaldığını, ne var ki, kadastro çalışmaları sırasında isim benzerli nedeniyle davalı kişiler adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davacılar vekili, 30.06.2009 tarihli 7 nolu oturumda dava konusu 106 ada 8 ve 41 parsellerle ilgili davadan feragat ettiğini açıklamış, bununla ilgili olarak beyanını imzasıyla onaylamıştır. Vekaletnamede feragate yetkili olduğu görülmüştür.
Davalılardan ... ve ... hakim havalesini taşıyan ve ekinde kimlik bilgileri bulunan özellikle ...’nın kimlik bilgisi yöntemine uygun olarak onaylanan dilekçeleriyle dava konusu yapılan 106 ada 14, 20, 29, 34, 44 ve 66 nolu parseller ile 152 ada 9 sayılı parselle 106 ada 41 sayılı parsele ilişkin açılan davayı kabul ettiklerini, ancak, 106 ada 8 nolu parselle ilgili davanın reddi gerektiğini açıklamışlardır. Tespit maliki ...'nın mirasçılarına yöntemine uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yanıt vermemişler ve oturumlara katılmamışlardır.
Mahkemece, dava konusu 106 ada 8 ve 41 numaralı parseller için açılan davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu 106 ada 14, 20, 29, 34, 47, 66 ve 152 ada 9 numaralı
parseller için açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; Dava konusu 106 ada 14, 20, 29, 34, 47, 66 ve 152 ada 9 nolu parsele ilişkin kadastro tutanakları getirilmiştir. Dava konusu taşınmazların senetsizden, 1/3’er paylı olarak, ... çocukları ..., ... ve ... adlarına tespitlerinin yapıldığı, itirazsız olarak 08.11.2007 tarihinde kesinleştirdikleri görülmüştür. Çap kayıtları adı geçen kişiler adınadır. 106 ada 8 nolu parselin ½’şer paylı olarak ... çocukları ... ve ... adlarına tespit gördüğü, tespitin itirazsız olarak 08.11.2007 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Dava konusu 106 ada 41 nolu parselin ise senetsizden 21.08.2007 tarihinde ... oğlu ... adına tespit gördüğü ve itirazsız 08.11.2007 tarihinde kesinleştirildiği saptanmıştır. Çap kayıtları halen adı geçen kişiler üzerinedir. Tespit maliklerinden ... oğlu ...’ya ilişkin hasımsız veraset belgesi ve nüfus aile kayıt tablosu dosya içerisindedir. Bu kişinin 16.01.1997 tarihinde öldüğü ve davada husumet yöneltilen kişilerin mirasçı olarak kaldıkları anlaşılmıştır.
Çekişmeli taşınmazlarla ilgili olarak 18.05.2009 tarihinde keşif yapılmıştır. Mahalli bilirkişi olarak belirlenen kişiler birlikte dinlenmişlerdir. Keşifte görevlendirilen teknik bilirkişiler rapor ve krokilerini dosyaya sunmuşlardır. Davalı ... ve ... oğlu 01.05.1950 doğumlu ... 24.11.2008 havale tarihli dilekçesiyle 106 ada 8 parsel dışındaki diğer parsellere yönelik olarak davayı kabul ettiğini açıklamış, dilekçesine nüfus cüzdanı fotokopisini eklemiştir. ... ve ... oğlu 24.04.1965 doğumlu ... 16.12.2008 havale tarihli dilekçesi ve ekindeki nüfus cüzdanı ile dilekçe arkasına yöntemine uygun olarak hüviyetin tespitine ilişkin bilgiler yazılmış olup, dilekçesi kapsamında dava konusu 106 ada 8 nolu parselin dışındaki diğer dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak davayı kabul ettiğini açıklamıştır. Belirlenen saptamalar mahkemenin ve tarafların bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık kadastro tespitinden önce davacıların miras bırakanına ait iken ve eklemeli zilyetlik murisleri ve davacılarda olduğu halde taksimen davacılara kaldığı iddia edilen taşınmazların isim benzerliği nedeniyle davalılar adına tespit ve tescil edilmesi sonucunda iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, HUMK'nun 91, HMK'nun 307. maddesi uyarınca feragat beyanı yapıldığı andan itibaren kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Karşı tarafın kabulüne gerek yoktur. Aynı biçimde kabul beyanıda yapıldığı andan itibaren kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı kuşkusuzdur.
Dava konusu taşınmazlardan 106 ada 8 nolu parselin dışında kalan diğer taşınmazların davacıların miras bırakanından irsen kaldığı ve yapılan taksimle davacılara özgülendiği, davayı kabul eden kişilerin beyanlarından da anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla, bu taşınmazların ad, soyad ve baba adı benzerliğinden kadastro çalışmalarında davalılar adına yazıldığı belirlenmiştir.
Öte yandan, taşınmazların arzı (zemini) tartışmalı olduğu durumlarda özellikle zilyetlik konusunun taraf tanıklarının beyanlarıyla kanıtlanması, mahalli bilirkişilerin taşınmazların mevkii, sınırları ve niteliği hakkındaki beyanlarının alınması, uzman bilirkişilere de konuyla ilgili olarak rapor düzenlettirilmesi gerekir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazların arzı, sınırları ve diğer hususları konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar davayı kabul eden kişiler 106 ada 8 parsel dışındaki taşınmazlara yönelik iptal, tescil davasını kabulü etmişler ise de; davacı vekili dava konusu taşınmazlardan 106 ada 8 parselin yanında 106 ada 41 parselle
ilgili olarakta davadan feragat ettiği için yerel mahkemenin 106 ada 8 ve 41 nolu parsellere yönelik olarak vermiş olduğu karar doğru olup, hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
Ancak, dava konusu 106 ada 14, 20, 29, 34, 47, 66 ve 152 ada 9 nolu parselle ilgili olarak 1/3’er pay sahibi davalılar ... ve ...’nın kabul beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle reddi doğru olmamıştır. Aynı parsellerde kayden 1/3 pay sahibi ... mirasçılarına yönelik olarak iptal ve tescil davasına gelince; diğer paydaşların kabul beyanları bu kişiler aleyhine güçlü delil teşkil etmekte ise de, davacıların bu şahıslara yönelik olarak davasını ispat etmeleri açısından varsa zilyetlik tanıklarının dinlenmesi, yerel bilirkişilerden taşınmazların niteliği, mevkii, kimden kime kaldığı, taksim yapılıp yapılmadığı konularında beyanlarının alınması ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek ve kabul beyanları göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy