MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Doğubayazıt Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 30.06.2010 gün ve 62/281 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 166 ada 8 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen yargılama oturumlarına katılmadığı gibi, davaya bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece; zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğundan davanın kabulüne dava konusu 166 ada 8 nolu parselin davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, süresinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 166 ada 8 parsel, dosya arasında mevcut kadastro tutanağına göre; senetsizden ve 1478,09 m2 yüzölçümüyle "Ev, ahır ve arsası" niteliğinde, Mustafa Göktaş'ın 20 yılı aşkın zilyet ve tasarrufunda olduğu, ancak adı geçenin kimlik bilgileri olmadığı ve müracaat etmediği, muhtar ve mahalli bilirkişi beyanlarının kanaat verici olmadığı ve hak kaybı olmaması gerekçeleriyle, 13.01.2007 tarihinde Hazine adına tespit edildiği ve kadastro tespitine itiraz edildiğinden tutanağın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası ekinde bulunan, Doğubayazıt Kadastro Mahkemesinin 26.06.2008 gün, 2007/412 Esas ve 2008/212 Karar sayılı dosya incelendiğinde; davacı ... tarafından davalı Hazine aleyhine, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle Hazine adına tespit edilen 166 ada 8 parselin kadastro tespitine itiraz edildiği, yapılan yargılama sonunda ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği ve bu kararın da temyiz edilmeden 16.09.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK.nun 303. (HUMK.nun 237.) maddesinde düzenlenen kesin hüküm olumsuz dava koşulu olup; davanın dinlenilmesini önleyen ve kamu düzenine ilişkin bir kuraldır. Aynı taraflar arasında, aynı yerle ilgili olarak ve aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış bir davada verilen hüküm kesinleşmişse; önceki hüküm yeni açılan dava bakımından kesin hüküm teşkil eder. Bir başka anlatımla; aynı yerle ilgili olarak aynı hukuki sebebe dayanılarak, aynı taraflar arasındaki Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı dosyasından verilen karar eldeki dava için kesin hüküm teşkil etmektedir.
Hal böyle olunca, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermek gerekirken; bu hususun gözardı edilerek işin esasına girilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy