MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 16.05.2012 gün ve 976/410 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, evlilik birliği içinde edinilerek davalı adına tapuya tescil edilen 163 ada 6 parselde 2 numaralı bağımsız bölümün alımına çalışma karşılığı geliriyle katkıda bulunduğunu, davalının tüm kazancını elinden aldığını ve çocuklarıyla birlikte evden attığını açıklayarak, dava konusu taşınmazın yarı değeri karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 10.000 TL ile aylık 500 TL yoksulluk nafakasının davalıdan tahsiliyle tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, boşanma davasının kesinleşmediğini, uyuşmazlık konusu taşınmazın babası tarafından verilen parayla satın alındığını, edinim tarihi itibariyle mal ayrılığı rejimine tabi bulunduğunu, davacının gelirini kendi ihtiyaçlarına harcadığını, boşanma ilamıyla da maddi ve manevi tazminat ödemesine karar verildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, uyuşmazlık konusu taşınmazın keşifte belirlenen değerinin ½'si karşılığı 45.000 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, yoksulluk nafakasına ilişkin davanın ise tefrikine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 7.10.1993 tarihinde evlenmiş, 7.9.2009 tarihinde açılan boşanma davasının Küçükçekmece 2. Aile Mahkemesi'nin 2009/ 1167 Esas ve 2010/ 906 Karar sayılı ilamıyla kabulüne karar verilerek, 19.1.2012 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur. TMK.nun 179.maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise TMK.nun 202.maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler.
Dava konusu arsa vasfıyla tapuya kayıtlı bulunan ve üzerinde bina olduğu belirlenen 163 ada 6 parselin 1/6 payı 21.6.2001 tarihinde satın alma suretiyle davalı adına tescil edilmiştir.
-//-
2012/10823-2013/4949 -2-
Davacı tarafından katkının yapıldığı iddia edilen taşınmazın satın alındığı tarihte eşler arasında 743 sayılı MK.nun 170. maddesi uyarınca “mal ayrılığı” rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2.maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. Dava konusu taşınmazın alım tarihi itibariyle eşler arasında 743 sayılı MK.nun 170. maddesi hükmü uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan bu döneme ilişkin uyuşmazlık Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Buna göre, eşlerin birbirlerinin mal varlıklarının edinilmesine katkılarının kanıtlanması durumunda, katkı oranında alacak hakkı doğar. Dosya arasında bulunan bir kısım beyanlar ve belgeler incelendiğinde; tarafların çalıştıkları belirlenmiştir. 743 sayılı MK.nun yürürlükte bulunduğu, 1.1.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya parayla ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Kural olarak her iki taraf çalıştığında ve aksi ispatlanamadığında evlilik birliği içinde çalışma karşılığı edinilen taşınmaza eşlerin katkıda bulunduklarının kabulü gerekir.
Ne var ki, somut olayda davalı 9.12.2010 tarihli delil listesinde adresini bildirdiği babasına ait taşınmazın satıldığını, satış parasının bir bölümünün babası tarafından kendisine verildiğini ve bankaya yatırıldığını, nizalı taşınmazın alım bedelinin bu şekilde karşılandığını ileri sürmüştür. Mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalı tarafından adresi bildirilen babasına ait taşınmazın ada-parsel numarasının tespitiyle davalının babası adına alım ve satım tarihlerini içerir şekilde tapu kayıtlarının getirtilmesi, babası tarafından satılan taşınmazın satış bedelinin belirlenmesine çalışılması, davalının babasının taşınmazının satışından gelen bir kısım paranın davalıya verildiğine ilişkin varsa banka hesap hareketlerine ilişkin belgeler ile davalı adına açılmış bulunan dosyada sureti mevcut banka hesabının ilk açıldığı tarihten itibaren hesap hareketlerini gösterir şekilde ekstrelerinin getirtilmesi ve dava konusu taşınmazın alım bedelinin belirlenerek satış parasının ödenmesinde kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi gerekir. Davalının savunmasının kanıtlanamaması halinde nizalı taşınmazın alım bedelinin taraflarca ödendiği; kısmen doğrulanması halinde, başka bir anlatımla satış bedelinin kısmen davalının babası tarafından verildiği iddia edilen parayla ödendiğinin kanıtlanması halinde, dava konusu taşınmazın alım bedeli ile savunmaya konu davalının babası tarafından verildiği iddia olunan para arasındaki farkın taraflarca ödendiği kabul edilmelidir. Bu durumda tarafların gelir bilgilerinin evlenme tarihlerinden başlayarak dava konusu taşınmazın edinildiği tarihe kadar eksiksiz olarak getirtilmesi gerekir. Bundan sonra toplanan deliller ve dosya kapsamının değerlendirilmesi, gerektiği takdirde dosyanın katkı payı alacağının hesaplanması bakımından hukukçu bilirkişiye tevdii ile kocanın 743 sayılı MK.nun 152. maddesi hükmü uyarınca aileyi geçindirme yükümlülüğünün ve tarafların sosyal konumları gereği kişisel giderlerinin göz önünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın satın alım tarihi itibariyle eşlerin her birinin yapabilecekleri tasarruf miktarının saptanması suretiyle toplam tasarruflarında katkı oranlarının tespiti ve dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle tespit edilecek değeriyle çarpılarak katkı payı alacağının belirlenmesi gerekir.
Kabul şekline göre de; talep 10.000 TL'den harçlandırılmış, yargılama aşamasında ıslah edilmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun 26 (1086 sayılı HUMK.nun 74.) maddesine göre hakim taleple bağlıdır ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Mahkemece talebin aşılması suretiyle 45.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
-//-
2012/10823-2013/4949 -3-
Bundan ayrı, dava 1.1.2002 tarihinden önce eşlerden biri adına edinilen taşınmazın alımına katkıda bulunulduğu iddiasına dayalıdır. Davanın katkı payı alacağı davası olduğu gözden kaçırılarak, niza konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenecek değeri üzerinden karar verilmesi gerekirken, sürüm değerinin esas alınması da isabetsiz bulunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, yine 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 675,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy