MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.05.2012 gün ve 207/155 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 328 ada 14 parselin dede ve babasından kaldığını, eklemeli 100 yıldan fazla süre ekip biçmek suretiyle tarım arazisi olarak kullanıldığını, Hazine'yle ilgisi olmadığını açıklayarak tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunca Hazine adına tescil edildiğini, kazanma koşullarının gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece önceki kararda, davanın kabulüne 328 ada 14 parselin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş, Dairece; davacı tarafından Kadastro Mahkemesi dosyasına verilen 21.04.2006 tarihli dilekçede, 328 ada 14 parsel tutanağında işgalci olarak gösterilmiş ise de taşınmazın kendisine ait olmadığı, ... isimli kişiye ait olduğu yönündeki açıklamaları üzerinde durulması, davacının tasarrufu altında olup olmadığının belirlenmesi gerektiğine işaret edilerek bozma sevkedilmiş, mahkemece yeniden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Tarla niteliğindeki 17142 m2 yüzölçüme sahip dava konusu 328 ada 14 parsel, 19.10.1963 tarih 190 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı, Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 89 parsel olarak belirtildiği açıklanarak 08.06.2001 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, dava dışı kişiler tarafından tespite itiraz davası açılmış, ... Kadastro Mahkemesi'nin 15.02.2007 tarih ... Esas 2007/38 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmediğinden 30.03.2007 tarihinde kesinleşerek tapu kaydı oluşmuştur.
Dava; TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 46. maddeleri uyarınca, belirtme öncesi nedenlere dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, bozma ilamına uyularak sonucu dairesinde işlem tesis edildiğine, taşınmazın 1935 yılından beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, öncesinde ... ait iken sırasıyla 55 yıl kadar önce... satıldığı, bu kişi tarafından birkaç yıl kullanıldıktan sonra davacının babası... devredildiği, Hacı’nın ölmesi üzerine mirasçılar arasında yapılan taksim neticesinde davacıya düştüğü, belirtme tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre satıcılar, miras bırakan ve davacı tarafından koşullarına uygun tarım arazisi olarak kullanıldığı bildirildiğine, tarım arazisi niteliğinde olduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklandığına, tanık olarak dinlenilen ... beyanları ve dosyadaki diğer bilgilerden taşınmazın davacıya ait olduğu, kadastro sırasında bir an önce tapu almak ve davayı bitirmek maksadıyla anılan dilekçenin verildiği ileri sürüldüğüne, dilekçede taşınmazın Hazine'ye ait olduğu yönünde bir açıklama yapılmadığına, yasal araştırma ve incelemeler yapılarak davacı lehine kazanma koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığına göre, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca Hazine'den harç alınmasına mahal olmadığına 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy