MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile ... Köyü Tüzel Kişiliği, ... Köyü Tüzel Kişiliği ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.04.2012 tarih ve 55/54 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma talebinin değer yönünden reddine karar verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde ... İlçesi Kertil Köyünde bulunan 104 ada 75, 79, 81, 88, 152 ve 155 parsel, 111 ada 40, 84, 106, 142, 148 ve 156 sayılı taşınmazlar ile ... Köyü 112 ada 123 ve 167 parsel sayılı taşınmazların annesi ... ile davalı ...’ın ortak murisi ... kaldığını, kadastro çalışmaları sırasında annesinin köyde bulunmaması sebebiyle davalının taşınmazları kendi adına yazdırdığını açıklayarak taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile .. adına düzeltilmesini ve veraset ilamındaki yasal payı oranında adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 06.04.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle dava konusu taşınmazların Kertil Köyü tapu zabıt defterinin 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37 ve 38 sıra nosunda davacının murisi ... ... adına tapuya kayıtlı olduğunu açıklayarak davasını ıslah etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının annesi ....ekil edeninin kardeşi olduğunu, miras paylarını 10.05.2004 tarihli senet ile vekil edenine sattığını, aynı tarihte kök muris ... da hisselerini vekil edenine sattığını, zilyetliğini devrettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muristen intikal ve kadastro öncesi kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı olarak TMK’nun 713/1 ve 996, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali tescil davasıdır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazlardan...Köyü 111 ada 40 nolu parsel ile 104 ada 88, 152 ve 155 parsel sayılı taşınmazlar 13.12.2004 tarihinde, 104 ada 79 ve 81 parsel sayılı taşınmazlar ile 111 ada 106, 142, 148 ve 156 parsel sayılı taşınmazlar 11.02.2005 tarihinde,
111 ada 84 parsel sayılı taşınmaz 16.02.2005 tarihinde, ... Köyü 112 ada 123 ve 67 parsel sayılı taşınmazlar ise 20.02.2005 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında
2012/10872-2013/4847
senetsizden ... oğlu ...’ın 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyet olduğu belirtilerek ...oğlu ... adına tespit edilmiş, tespitin 26.05.2005 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kayıtları oluşmuştur.
Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacının ıslah dilekçesinde belirttiği tapu kayıtları ile davalının cevap dilekçesinde belirttiği 10.05.2004 tarihli “gayrimenkul zilyetliğin devri satış senedi” başlıklı senetler yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla uyuşmazlık konusu taşınmazlara uygulanarak taşınmazların tapu kayıtları ile adı geçen senetlerin kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmediği gibi uyuşmazlık konusu taşınmazların tarafların kök murisleri ...’dan ya da ... eşi olan ... kalıp kalmadığı üzerinde durulmamıştır. Ayrıca tarafların ortak murisleri ... oğlu ... ve davacının yakın murisi... veraset ilamları da dosya arasında bulunmamaktadır.
Bu nedenle öncelikle davacı tarafa kök murislere ... ile davacının yakın murisi ... veraset belgelerini alıp dosyaya sunması için süre ve imkan tanınması, veraset ilamları sunulduktan sonra mahallinde keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tanıkların HMK’nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, gelmedikleri takdirde zabıta yoluyla keşif yerinde hazır bulundurulmaları (HMK’nun m. 245) uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, davacıların ıslah dilekçesinde belirttiği tapu kayıtları ile davalının dayanağı olan belgeler teknik, yerel bilirkişiler ve tanıklar aracılığıyla mahalline uygulanması tapu kayıtları ile senetlerin uyuşmazlık konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları üzerinde durulması, uyuşmazlık konusu taşınmazlara tarafların kök murisleri ... kalıp kalmadığı, ... kalmış ise taşınmazlardaki ...hisselerinin ve ... ...hisselerinin davalıya satılıp satılmadığı yerel bilirkişiye ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmalı, taşınmazlar ...kalmış ise ... hisselerinin davalıya devredilip devredilmediği, ... kalmış ise yine .... hisselerinin davalıya aynı şekilde devredilip devredilmediği üzerinde durularak tüm taraf delilleri toplanarak deliller birlikte değerlendirildikten sonra davacının kök muris ... gelen miras payı ile 3402 sayılı Yasanın 15. maddesiyle TMK.nun 677. hükümleri de göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy