MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile ... aralarındaki tapu iptali tescil ve bedel iadesi davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.07.2012 gün ve 56/325 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin 1980 yılında haricen 37.000 TL bedel ile 250 parsel sayılı taşınmazı davalıdan satınaldığını, anılan tarihten beri taşınmazı malik olarak işlediğini, ancak davalının tapuda devre yanaşmadığını açıklayarak, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tescilini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının harici satış iddiasının doğru olmadığını, tapu iptali ve tescil istemi yönünden on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bedel iadesi bakımından talebin zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 250 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici satış sözleşmesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil ile terditli bedel iadesi davasıdır.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin bu gerekçesine katılma olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 250 sayılı parsel 18.10.1972 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında davalı adına tespit edilmiş, tutanağın itirazsız kesinleşmesi ile 29.07.1976 tarihinde tapu oluşmuştur. Davacı, taşınmazı 1980 yılında davalıdan haricen satınaldığını iddia ettiğine göre, harici satış, taşınmazın tapulu olması nedeniyle TMK'nun 706, BK'nun 213 (TBK 237), TK'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddesi gereğince geçersizdir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının bu nedenle reddine, terditli bedel iadesi yönünden iddia ve savunma çevrevesinde tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, geçersiz sözleşmeden kaynaklanan satış bedelinin uyarlama ve
denkleştirici adalet kuralları, tefe-tüfe endeksleri, altın, döviz fiyatlarındaki artış oranları, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar ile 10.07.1940 tarih, ... Esas, 1940/77 Karar ve 07.06.1939 tarih, 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı YİBK. kararlarının kapsamları gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin uzman bilirkişi hukukçu, bir serbest muhasebeci ya da mali müşavir ve bir bankacıdan oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla saptanması, ondan sonra sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken; delillerin takdirinde ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek, olayda uygulama yeri bulunmayan Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesi uyarınca haricen satışın geçerli olduğu açıklanarak davanın kabulüne karar verilmiş bulunması doğru olmamıştır.
Davalının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 126,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy