MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
... ile ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.05.2012 gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkiline ait 114 ada 7 ve 8 parselle birlikte kullanılan taşınmaz bölümünün kadastro sırasında bir kısmının 114 ada 6 parsel kapsamında davalı ... adına tespit edildiğini, bir bölümünün ise paftasında gösterilmek suretiyle yol olarak tespit dışı bırakıldığını ileri sürerek, davaya konu yerlerin 114 ada 7 ve 8 parsele ilave edilmek suretiyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi ile davalı ...vekili, davanın yersiz açıldığını, kazanma süresi ve koşullarının davacı lehine gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, davalı köy yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 114 ada 6 parsel kapsamında kalan ve teknik bilirkişi raporunda C harfiyle gösterilen 62.16 m2 yerin tapu kaydının iptaliyle 114 ada 7 parsele, paftasında gösterilmek suretiyle, yol olarak tespit dışı bırakılan ve aynı raporda A ve B harfleriyle gösterilen 15.14 ve 21 m2 yerlerin 114 ada 8 parsele ilave edilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Ahşap ev ve bahçe niteliğindeki 826 m2 yüz ölçüme sahip dava konusu 114 ada 6 parsel, 20 yıldan fazla süre kullanıldığı,1977 tarih 10 sayılı emlak kaydı kapsamında kaldığı açıklanarak 30.08.2006 tarihinde ... adına tespit edilmiş, kadastro tutanağının 12.10.2006 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuş, teknik bilirkişi raporunda A ve B ile gösterilen bölümler ise 2006 yılında yapılan kadastro sırasında paftasında gösterilmek suretiyle yol niteliğinde tespit dışı bırakılmıştır.
Dava; TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14.maddeleri uyarınca tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, teknik bilirkişi raporunda C ile gösterilen bölümün davacıya ait 114 da 7 parselle birlikte uzun yıllar kullanıldığı bu bölüm üzerinde davalının zilyetlik ve tasarrufu olmadığı belirlendiğine göre davalı ... Karaçayır’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA,
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarına gelince; teknik bilirkişi raporunda A ve B ile gösterilen bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında yol olarak paftasında gösterilen taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmüne göre yol, meydan ve köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemi olup kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tespit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle bir yerin TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilebilmesi için Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarına göre haritasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda dava konusu taşınmaz, 12.10.2006 tarihinde paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle belirtilmiştir. Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre makul sayılan süre içerisinde dava açılmadığı gibi tespit dışı bırakılma tarihinden 11.03.2010 dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları da geçmemiştir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile teknik bilirkişi raporunda A ve B ile gösterilen bölümlere ilişkin yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davalı ... Karaçayır'dan alınmasına 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy