MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
... ile ..., dahili davalılar Hazine ve ...Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne dair Kocaali Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 10.02.2012 gün ve 94/38 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... ile dahili davalılardan Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; ... Köyü 103 ada, 30 parsel sayılı taşınmaz ile aynı ada 31 parsel sayılı taşınmazın daha önce bir bütün olarak davalı ile ortak murisleri olan babalarına ait olduğunu, ortak murisleri olan babalarının 1977 yılında taşınmazı taksim ettiğini, o tarihten bu yana ayrı ayrı kullandıklarını 2005 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 30 parsel sayılı taşınmazın kendi adına, 31 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına yazıldığını ancak kendisine ait yaklaşık 170 m2’lik taşınmazın ise davalıya ait 31 parsel içerisinde tespit edilerek tapuya tescil edildiğini açıklayarak uyuşmazlık konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının kısmen iptal edilerek yaklaşık 170 m2’lik kısmının 30 parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek adına tapuya kaydedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazların taksim sırasında eşit olarak bölünmesi gerekirken haksızlık yapılarak aynı ada 29 parsel sayılı taşınmazın 47.959,78 m2 olarak dava dışı kardeşleri ...adına, 30 parsel sayılı taşınmazın 35.253,63 m2 yüzölçümlü olarak davacı adına ve 31 parsel sayılı taşınmazın ise 30.408,59 m2 yüzölçümlü olarak kendi adına tespit edildiğini, üç kardeş arasında en az yerin kendisine verildiğini, davalının kadastro çalışmaları sırasında yolun yarısını kapattığını, bu yolun açılması şartıyla diğer kısmını da müşterek kullanmak üzere davayı kabul ettiğini açıklayarak davalının kapatmış bulunduğu yolu açması şartı ile yolu ortak kullanmak üzere davayı kabul ettiğini, bu yolun açılmaması halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Hazine'nin davada taraf olmaması nedeniyle Hazine yönünden davanın, husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece; “1- Davanın kısmen kabulü ile; ... İli, ... İlçesi, ... mevkiinde bulunan 103 ada 30 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına olan tapu kaydı ile aynı yerde bulunan 103 ada 31 parsel sayılı davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile,
Fen bilirkişisi... ile Harita Mühendisi Bilirkişi ...tarafından birlikte tanzim edilen 11.09.2009 havale tarihli bilirkişi raporu ile ekindeki krokide; “A” harfiyle gösterilen 91.33 m2’lik ve “C” harfiyle gösterilen 46,92 m2’lik alanların YOLA TERKİNİNE,
“B” harfiyle gösterilen 45,01 m2’lik alanın 103 ada 30 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline,
“A” harfiyle gösterilen 91,33 m2’lik, “B” harfiyle gösterilen 45,01 m2’lik ve “C” harfiyle gösterilen 46,92 m2’lik alanların 103 ada 31 parsel sayılı taşınmazdan çıkartılmak suretiyle davalı ... adına tapuya tesciline…” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... ile dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muristen intikal ve kadastro öncesi kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı olarak TMK'nun 713. ve 996., 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali tescil davasıdır.
Uyuşmazlık konusu, 103 ada 31 parsel sayılı taşınmaz 20.05.2005 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında senetsizden Hüseyin oğlu ...’nin 20 yılı aşkın bir zamandan beri çekişmesiz ve aralıksız zilyetlik ve tasarrufunda bulunduğu belirtilerek aynı şahıs adına tespit edilmiş, Kadastro Mahkemesi'nde dava açılması nedeniyle 21.02.2007 tarihinde hükmen Hüseyin oğlu ... adına tapuya tescil edilmiştir. Davacıya ait 30 parsel sayılı taşınmaz ise aynı tarihte yapılan kadastro çalışmaları sırasında senetsizden Hüseyin oğlu ...’nin 20 yılı aşkın bir zamandan beri çekişmesiz ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulunduğu belirtilerek aynı kişi adına tespit edilmiş, Kadastro Mahkemesi'nde dava açılması üzerine 21.02.2007 tarihinde hükmen bu şahıs adına tapuya tescil edilmiştir.
Keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişiler ... her iki parsel arasında babaları hayatta iken yapılan bir tarla yolu bulunduğunu yolun ...ailesi tarafından kullanıldığını, yerel bilirkişi ...ise, parseller arasındaki yolun 35 sene önce tarafların babası ile ağabeyleri Mehmet tarafından yapıldığını, bu yolu tarafların babası ... eve gidip gelmek için açtığını O’na ait olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında yolun ...’nin arsası içinde kaldığını açıklamışlardır. Dinlenen taraf tanıkları da bilirkişi beyanlarını teyit eder mahiyette beyanda bulunmuşlardır.
Davacı, dava dilekçesinde; davalıya ait 30 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 170 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile kendisine ait 31 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. “Taleple bağlılık ilkesi “ başlığını taşıyan HMK'nun 26. (HUMK'nun 74.m.) maddesine göre, “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre uyuşmazlık konusu taşınmazın “A” ve “C” harfleriyle gösterilen bölümleri tarafların ortak murisi Hüseyin’in eve arazisine gitmek için açtığı özel yol olup herkesin kullanımına açık umumi yol niteliğinde bulunmamaktadır. Davacının taşınmazın “A” ve “C” harfiyle gösterilen kısımlarının yola terkini karar verilmesi yönünde bir talebi olmadığı halde hüküm fıkrasında uyuşmazlık konusu taşınmazın “A” harfiyle gösterilen 91.33 m2 ve “C” harfiyle gösterilen 46,92 m2’lik alanlarının yola terkinine karar verilmesi taleple bağlılık ilkesine ve az önce açıklanan yasa maddelerine aykırı olmuştur.
Öte yandan, taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali istendiği halde, taleple bağlı kalınarak davalıya ait taşınmazın uyuşmazlık konusu kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde, davacıya ait 30 parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait 31 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının tamamının iptaline karar verilerek yeniden bu şahıslar adına tesciline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ayrıca, tapu iptali, tescil davaları kural olarak kayıt malikine, ölü olması halinde ise mirasçılarına karşı yöneltilerek açılır. Davacı dava dilekçesinde, kayıt maliki olan ...’yi davalı göstererek davasını doğru hasma karşı açtığı halde, Mahkemece, 05.02.2010 tarihli ara kararın 1 nolu bendi ile davacıya Maliye Hazine'si ile ... Köyü Tüzel Kişiliği'ni davaya dahil etmek üzere bir sonraki celseye kadar kesin süre verilerek, süresi içerisinde Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği'nin davaya dahil edilmemesi halinde taraf teşkili sağlanamadığından davanın usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiş, davacı da 17.02.2010 tarihli dahili dava dilekçesiyle Maliye Hazine'si ile Kestanepınarı Köyü Tüzel Kişiliği'ni davaya dahil etmiştir. Davaya dahil edilen Hazine ve Köyü Tüzel Kişiliği yönünden Mahkemece, olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi Usul ve Yasaya aykırı ise de davacı davasını doğru hasım olan kayıt malikine yöneltmiş olup dahili davalı Hazine’yi de kendi serbest iradesi ile değil de Mahkeme'nin verdiği kesin süre nedeni ile davaya dahil ettiğinden Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı ... ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hazine vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının reddine, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince İlama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 148,85 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.