MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ve müşterekleri ile Hazine, ... ve ... (... Oğlu) aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.03.2012 gün ve 114/110 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 981 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin ... oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, bu kişinin kim olduğunun bilinmediğini, söz konusu taşınmazdaki 1/2 hisseye davacıların eklemeli olarak 45 yılı aşkın zamandır, nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla zilyet bulunduklarına açıklayarak TMK'nun 713/2. maddesi uyarınca davaya konu parselin tapu kaydındaki ... oğlu ... hissesinin iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu parsele ait tapu kaydında 1/2 oranında hissedar olarak görünen ... oğlu ...'nın kim olduğunun anlaşılamadığı ve davacıların 20 yılı aşkın süredir zilyet olduğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 981 nolu parsel 04.02.1953 tarih 297 sıra nolu ve Evvel 321 tarih 58-59 nolu tapu kayıtlarına istinaden 1/2'şer hisse olarak ... oğlu ... ile ...adlarına 13.05.1953 tarihinde tespit edilmiş ve tutanak itirazsız 05.11.1953 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayın zilyetlik ve TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan, maliki tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan, hukuki sebebine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
TMK'nun 713/2. maddesi "ölüm ve gaiplik yanında tapu kütüğünde malikin kim olduğunun anlaşılamaması..." halini de düzenlemiştir. Kanunun açık hükmü dikkate alındığında kayıt malikinin tanınmayan, bilinmeyen, adresi belirlenemeyen bir şahıs değil, tapu kütüğünden kim olduğunun anlaşılamaması durumu öngörülmüştür. Tapu sicilinden kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır. Yargıtay
İçtihatlarına göre; genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekir. Ayrıca tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir.
Somut olayda, kadastro çalışmalarında dava konus parsele revizyon gören 04.02.1953 tarih 297 sıra nolu ve Evvel 321 tarih 58-59 nolu tapu kayıtlarının incelenmesinde Evvel 321 tarih 59 nolu tapunun 1/2 malikinin ... bini ... (... oğlu ...) olduğunun belirtildiği görülmektedir. Bu nedenle, tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabule olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, bu hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonunda yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımından yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.