MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve birleşen dosya davacıları ... ve ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.01.2012 gün ve 86/9 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, 122 ada 3 sayılı parsel üzerinde 3 katlı taşınmazın 1 ve 2 nolu katlarının vekil edeni ... tarafından, 3. katın ise vekil edeninin kardeşi ... tarafından yapıldığını ancak 122 ada 3 sayılı parselin tek başına ... mirasçıları adına elbirliği mülkiyet halinde tapuya kayıt ve tescil edildiğini, taşınmazın bir kısmının kök muris ...’den diğer bir kısmının ise ... eşi ...’e ait iken ölümleriyle mirasçılarına geçtiğini mirasçıların kendi aralarında taksim yaptığını açıklayarak 122 ada 3 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile taşınmazın 1/2‘sinin davacı ... adına, taşınmaz üzerinde bulunan binanın 1 ve 2. katlarının ... tarafından yapıldığının tapu kaydına şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2010/117 Esas sayılı dava dosyasında davacılar vekili 104 ada 4 ve 106 ada 1 sayılı parsellerin 15.8.1977 tarih ve 1927 yevmiye numaralı vasiyetname uyarınca tapu kaydının iptali ile birleşen davanın davacıları adına 1/4 paylı olarak tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Yine birleşen 2010/116 Esas sayılı dosyada davacılar vekili, dava dilekçesinde 122 ada 2 sayılı parselin yolsuz olarak tapuya kaydedildiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile Osman Özer mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Asıl dava dosyası ile birleşen 2010/116 Esas sayılı dosyada davalı bulunan kişilerin vekilleri davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Birleşen 2010/117 Esas sayılı dosyada davalılar vekili ise, 22.09.2010 tarihli yargılama oturumunda davayı kabul ettiklerini bildirmiş ve beyanı okunup imzası alınmıştır.
Mahkemece, “A-Mahkemenin 2009/86 Esas no ile yargılaması devam eden davacısı ... , davalısı; ..., ..., ... ve ... olan 122 ada 3 nolu parsele yönelik dava dosyası bakımından;
1- Açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,
2-…. 122 ada 3 nolu parselin davalılar adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile fen bilirkişilerinin…… 27.09.2011 tarihli raporlarında;
a- A ve C harfleri ile gösterilen sarıya boyalı kısımlar çıkarıldıktan sonra geride kalan ev ve bahçenin bulunduğu alanın 1409,80 m2 alanın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile köyün son parsel numarası verilmek suretiyle ve toplam 2 pay itibarıyla;
Bir payının ... adına tapuya tesciline, geri kalan bir payının da önceki malikleri adına elbirliği mülkiyet şeklinde ..., ..., ... ve ... adına tapuya tescilinin devamına, ayrıca bu parsel üzerinde bulunan binanın 1 ve 2. katlarının ... tarafından yapıldığının tespiti ile beyanlar hanesine muktesat olarak bu binanın 1 ve 2. katlarının ..., 3. katın elbirliği mülkiyet şeklinde ..., ..., ... ve ... adına aittir şerhinin verilmesine,
b- 122 ada 3 nolu parselin kısmen iptal edilen kısımları gerisinde kalan fen bilirkişilerinin …. 27.09.2011 tarihli raporlarında A harfiyle belirtilen 286,09 m2 sarı renk ile boyanan alanın köyün son parsel numarası verilmek suretiyle elbirliği mülkiyet şeklinde ..., ..., ... ve ... adına tapuya tescilinin devamına,
c- 122 ada 3 nolu parselin kısmen iptal edilen kısımları gerisinde kalan fen bilirkişileri ...27.09.2011 tarihli raporlarında C harfiyle belirtilen 135,05 m2 sarı renk ile boyanan alanın köyün son parselinden sonra 1 numara verilmek suretiyle elbirliği mülkiyet şeklinde ..., ..., ... ve ... adına tapuya tescilinin devamına… birleşen 2010/116 Esas sayılı dosya ile açılan davanın reddine. “ karar verilmesi üzerine hüküm, asıl davada davacı ... ve birleşen 2010/116 Esas sayılı davada davacı durumunda olan ... ve ... vekili tarafından sadece asıl dava olan 2009/86 Esas sayılı dava dosyası ile birleşen 2010/116 Esas sayılı dava dosyası bakımından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik, murislerden intikal ve paylaşım hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Her ne kadar, birleşen 2010/116 Esas sayılı dosya ile açılan davanın reddine ilişkin hüküm davacılar Zeliha ve Mücella vekili tarafından temyiz edilmiş ise de söz konusu 122 ada 2 sayılı parselin, davalı ...'in kayınpederi Fehmi Şirin tarafından, ...’e sağlığında bağışlandığı, davacıların gerek anneleri ve gerekse babaları ile ve bunların murisleri ile bir ilgisinin bulunmadığının, keşiflerde dinlenen yerel bilirkişiler ile tanıklar tarafından ifade edildiği ve doğrulandığı, dosya kapsamı ile sabit bulunduğuna göre, bu parsele yönelik davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan yerel Mahkemenin 122 ada 2 sayılı parsel ile ilgili red hükmünün ONANMASINA,
Davacı ... vekili tarafından, 122 ada 3 sayılı parsel ile ilgili olarak kurulan hüküm fıkraları bakımından yapılan temyiz isteğine gelince; yerel Mahkemece, 122 ada 3 sayılı parsel içerisinde Teknik Bilirkişiler ...tarafından dosyaya sunulan 27.09.2009 tarihli rapor ve eki krokide A ve C harfleriyle gösterilen sırası ile 286,09 ve 135,05 m2 yüzölçümlü yerler bakımından anılan parselin tapu kaydının iptali ile A ve C’nin aynı ada sırası ile köyün son parsel numarası verilmek suretiyle hüküm fıkrasının 2/b ve c bentlerinde açıklandığı gibi iptal ve tescile karar verilmiş, geri kalan ve krokide D harfiyle gösterilen kısmı da kapsayacak biçimde aynı ada son parsel numarası biçiminde hüküm kurulmuş ve B harfi ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmamış olması usul ve kanuna aykırıdır. Ayrıca krokide D harfiyle gösterilen bölümün miktarı hüküm fıkrasında 2/a'da gösterilen 1409,80 m2'nin içerisinde kalmadığı ve yazılan miktarın eksik olduğu saptanmıştır. Miktara bakıldığında D harfi de açıkta kalmaktadır.
Kural olarak, bir parsel birden fazla parçalara bölünüp iptal ve tescile karar verildiğinde ve davayı açanlar adına kabul edilen bölümler taşınmazı ana parselden ayırmakta ve başka bölümlerin ortaya çıkmasına neden olduğu durumlarda örneğin somut
olayda A ve C’nin aynı ada köyün birbirini takip eden son parsel numaraları ile ….. kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline, B’nin aynı biçimde ana parselden ayrı düşmüş olması nedeniyle aynı ada son parsel numarası ile davayı açanlara verilecek ise onlar adına, değil ise eski kayıt malikleri adına ve kalan bölüm ise örneğin dava dosyasında dava konusu yapılan 122 ada 3 sayılı parsel ile aynı kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilir. D harfiyle gösterilen bölüm aynı ada 3 parsel içerisinde kalan bölüm ise onunla birlikte eski malikler üzerinde bırakılması biçiminde hüküm kurulur. Davacılardan birine veya tümüne verilecek ise burada da izlenecek yol ve yöntem yine aynı ada köyün son parsel numarası ile verilecek kişi adına tapuya kayıt ve tescili biçiminde hükmün kurulması gerekir.
Şu halde Mahkemece yapılacak iş; krokide B ve D harfleriyle işaretlenen taşınmaz bölümlerinin davacılardan birine veya ikisine verilip verilmediği, verilmiş ise yukarıda açıklanan yöntemin izlenmesi, verilmemiş ise D’nin 122 ada 3 sayılı parselin kalan kısmı ile bir bütün olarak eski malikler üzerinde bırakılmasına (devamına) karar verilmesinin düşünülmesi, B harfiyle belirlenen yerin ise ana parselden ayrı düşmüş bulunması ve davacılardan herhangi birine ya da ikisine verilmemiş olmasının saptanması halinde aynı ada yine son parsel numarası ile eski kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına (devamına) karar verilmesi gerekmektedir.
Bundan ayrı nelerin tapu kütüğüne şerh verileceği TMK'nun 1009, 1010 ve 1011. maddelerinde açıklanmıştır. Nelerin beyanlar hanesinde yazılacağı ise TMK'nun 1012. maddesinde yer almaktadır. Bu nedenle muhtesatların tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yazılması ile yetinilmesi gerekirken ayni hak doğuracak biçimde şerh verilmesi biçiminde hüküm kurulması yerinde değildir.
Davacı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle Yerel Mahkeme hükmünün 122 ada 3 sayılı parsel bakımından, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 112,95 TL'nin istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy