MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı payı alacağı
... ile ... (...) aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 05.06.2012 gün ve 43/516 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılar murisi ...’ın 29.12.1973 tarihinde evlenip 27.01.2004 tarihinde boşandıklarını, evlilikleri süresince yurt dışında çalışan davacı ve davalılar murisinin müşterek geliri ile tapuda ... adına kayıtlı, 5170 ada 7 parsel sayılı taşınmazın edinilerek üzerine üç katlı bina yapıldığını ve ... ... Bankası şubesinde bulunan Seydi Altıntaş’a ait hesapta bulunan paranın biriktirildiğini açıklayarak, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla, taşınmaz ve bankada bulunan paradan kaynaklanan 6.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, taşınmazın edinilmesi ve paranın biriktirilmesinde davacının herhangi bir katkısı bulunmadığından ve zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece; davanın kabulü ile taşınmaz için 30.000,00 TL ve bankada bulunan para için 8.000,00 TL katkı payı alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 29.12.1973 tarihinde evlenmişler, ... Ülkesi ... Mahkemesi'nin boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 27.01.2004 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriğine göre davacının talebi, katkı payı isteğine ilişkin olup uyuşmazlık Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmişse de, dosyada bulunan davacıya ait veraset ilamına göre, davacı karar tarihinden sonra 20.08.2012 de ölmüş, geriye mirasçı olarak davalıları bırakmıştır. Davacının boşanan eşi ve davalıların babası ..., boşanma kararının kesinleşmesinden sonra 02.04.2007 tarihinde vefat etmiştir. Davalılar, davacının ...'tan olma çocuklarıdır. Davacının dosya arasında bulunan veraset belgesi somut olguyu doğrulamaktadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 15.04.2011 tarih ve 2011/ 17-13 Esas, 2011/ 191 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere bir borç ilişkisinin varlığı için alacaklı ve borçlu olmak üzere iki tarafın bulunması şart olup, alacaklısı ve borçlusu aynı olan bir borç ilişkisi mümkün olmadığı gibi, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 135. Maddesi (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 115. Maddesi) "alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesiyle borç sona erer.’’ hükmünü içermektedir Somut olayda davacının hükmün kesinleşmeden önce temyiz aşamasında ölümüyle, alacaklı ve borçlu sıfatı aynı kişilerde birleştiğinden borç ilişkisi sona ermiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4, HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara verilmesine 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.