MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 12.06.2012 gün ve 1105/599 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; 8 yıla yakın süredir evli olan davacı ve davalı arasında devam eden boşanma davası bulunduğunu, evlilik birliği içinde 5 adet daire, bir arsa ve 16 BS 365 plaka sayılı aracın edinildiğini, taşınmazlardan 390 ada 5 parsel 11 ve 389 ada 2 parsel 10 numaralı bağımsız bölümlerin tapuda davalı adına kayıtlı iken 389 ada 3 parsel 2, 339 ada 1 parsel 20, 2170 ada 1 parsel 12 numaralı bağımsız bölümler ile 316 parsel sayılı arsanın davalının babası adına kayıtlı olduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla bu malvarlığından hesaplanacak katkı payı ve tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 06.12.2011 tarihli dilekçesiyle talebini edinilmiş maldan kaynaklanan 141.000,00 TL katılma alacağı olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; evlilik birliği içinde edinilen ve davalı adına kayıtlı taşınmaz ve aracın çalışma karşılığı edinilmediği, davalının babası adına kayıtlı taşınmazların davalı ile ilgisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuş, 09.01.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle zamanaşımı definde bulunmuş ve ayrıca davalı adına kayıtlı araç ve taşınmazların davalının babası tarafından davalıya havale edilen para ile satın alındığına dair delil bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı adına kayıtlı taşınmaz ve araçtan kaynaklanan toplam 141.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; taraflar 06.02.2000 tarihinde evlenmiştir. 26.10.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 31.11.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 26.10.2007 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği, taraflar arasındaki evlenme tarihi, taşınmaz ve aracın 2004 yılı ile 2007 yılları arasında boşanma dava tarihinden önce edinilmiş olması ve dosya kapsamına göre davacının talebi, 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK.m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, taşınmazlar ve aracın edinme tarihine, davalı tarafından TMK'nun 222/ son maddesi gereğince taşınmazın kişisel mal ile edinildiği usulüne uygun şekilde ispatlanmadığına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından da TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörüldüğüne, Dairenin de bu görüşü benimsediğine, 6098 sayılı TBK'nun 153/1-2. bentleri (Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur) gözetilerek boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği anlaşıldığına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün esasının ONANMASINA,
Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince; davacı, dava dilekçesinde davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazlardan başka, tapuda davalının babası adına kayıtlı bulunan 389 ada 3 parsel 2, 339 ada 1 parsel 20, 2170 ada 1 parsel 12 numaralı bağımsız bölümler ile 316 parsel sayılı arsanın davalıya ait edinilmiş mal olduğunu iddia ederek katılma alacağı talebinde bulunmuş olmasına rağmen Mahkemece bu taşınmazlar yönünden olumlu veya olumsuz bir karar vermek gerekirken bu yönde bir hüküm kurulmamış doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin hakkında hüküm kurulmayan taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 9.610,56 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy