MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.03.2012 gün ve 220/182 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, 1346 parsel sayılı taşınmazın vekil edeni tarafından 30.11.1992 tarihli harici senetle satın alındığını, tapuda pay sahibi davalı ...'ın satış bedelinin tamamını vekil edeninden aldığını, diğer paydaşlarla birlikte tapuda devrin gerçekleştirileceğini bildirmesine rağmen bugüne kadar devrin yapılmadığını, müvekkilinin satış tarihinden bu yana taşınmazın zilyedi olduğunu üzerine ev yaptığını açıklayarak, parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... 14.10.2010 tarihli yargılama oturumunda davayı kabul etmişlerdir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; nizalı 1346 parsel 04.06.1976 tarihinde, 760 Sayılı Yasaya göre yapılan tapulama sonucu 1/9'ar payı davalılar ..., ... ve ...; 3/9'ar payı diğer davalıların mirasbırakanları Hasan ...ve ... adına tapuya tescil edilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı TMK'nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 (818 sayılı BK’nun 213.m) 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve Noterlik Kanununun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez. TMK'nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır.
Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır”şeklinde açıklanmıştır. Bu nedenle,
tarafın resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Ne var ki; 14.10.2010 günlü oturumda paydaşlardan ... ile kabul tarihine göre paydaş olup da ölen ... ve ... mirasçısı Nüzhet davayı kabul etmiş, beyanlarını imzaları ile tasdik etmiştir. Bu durumda kabul beyanı, karşı tarafın kabulüne gerek olmadan yapıldığı andan itibaren kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve geçerlidir. Ancak, ... terekeleri iştirak halinde olduğundan, ... kabul beyanları koşulları gerçekleşmediği için bu aşamada hukuki sonuç doğurmayacaktır. Fakat, davalı ... yönünden davanın kabulüne, Türkan'ın 1/9 payının iptal ve tesciline karar verilmesi gerekirken bu yönden davanın reddi doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy