MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine, ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.03.2012 gün ve 67/100 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, 1627 ada 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine dışındaki diğer davalılar miras bırakanı ... tarafından haricen vekil edenine satıldığını, vekil edeninin taşınmazlar içerisine ev ve bahçe yaptığını, ancak, buna rağmen davalıların tapuda devre yanaşmadıklarını açıklayarak, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına, tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, özetle "... Hazine'ye yöneltilen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, nizalı taşınmazların tapuya tesciline esas Kadastro Mahkemesi'nin 1996/6 Esas ve 2003/11 Karar sayılı kararında davacının taraf olduğunu, tapu iptali ve tescil isteğinin hangi nedene dayalı olduğunun dava dilekçesinde açık olmadığını..." bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... duruşmada: davacının harici senetlerle bazı yerleri aldığının doğru olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında herkesin senedini göstererek kendi tapusunu aldığını, bu nedenle, davanın, sadece Hazine'ye karşı açılmasının gerektiğini, 1627 ada 13 parselde neden hissesinin olduğunu bilemediğini ve açılan davayı kabul etmediğini savunmuştur.
Davalı ... duruşmada, miras bırakanı babası ...'ın bazı yerleri davacıya sattığını, ancak, davacının kadastro çalışmaları sırasında senetlerini göstererek babası tarafından satılan yerlerin tapusunu aldığını, imar nedeniyle taşınmazlarda bazı değişikliklerin olduğunu, dava konusu yerlerin kendileri ile ilgisinin olmayıp Hazine'ye ait olduğunu, açılan davayı kabul etmediğini savunmuştur.
Davalı ... duruşmada, davaya konu taşınmazların babası ... tarafından satılan yerler olmadığını, davacının satın aldığı yerlerin tapusunu kadastro sonucu aldığını, iş bu davayı kabul etmediğini savunmuştur.
Diğer ... mirasçıları olan davalılar ve davaya dahil edilen ... cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davaya konu 1627 ada 11 ve 12 parseller tam mülkiyet üzere davalı Hazine, 1627 ada 13 parselin 82709/117003 payı davalı Hazine, diğer payları paylı mülkiyet hükümlerine tabi olarak ... mirasçıları adına 02.08.2010 tarihinde imar yoluyla tapuya tescil edilmiştir. ... mirasçılarından ..., ... ve ... dışındaki diğer paydaşlar paylarını, eldeki davadan önce 26.01.2011 tarihinde davaya dahil edilen ...'e tapuda satış yoluyla devretmiştir. ..., davacı vekilinin 16.02.2012 havaleli dilekçesi üzerine, harcı yatırılmadan mahkemece davaya dahil edilmiştir. Bu nedenle, ... yönünden, yöntemine uygun harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek anılan şahıs hakkında hüküm kurulmaması, paylarını tapuda devreden davalılar yönünden pasif taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, ... . Kadastro Mahkemesi'nin 26.02.2003 tarih, 1996/6 Esas ve 2003/11 Karar sayılı ilamı ve dosya kapsamına göre, davaya konu imar parsellerinin geldisi olan 35 ada 3, 12, 13, 14, 21 parsellerin murtluk, çalılık ve makilik nitelikte olduğu belirlendiğine, 35 ada 27 ve 47 ada 2 parsellerin kadastro öncesi tapuda kayıtlı olduğunun anlaşıldığına göre davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve aşağıda dökümü yazılı 118,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 94,50 TL'nin istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy