MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ile ... (...) ve ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 23.02.2012 gün ve 290/141 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ... (...) vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 1987 yılında evlenip 2007 yılında boşandıklarını, evlilik birliği içinde ortak kazanç ile edinilen 853 ada 673 parseldeki binanın 11 numaralı bağımsız bölümü tapuda davalı ... (...) adına kayıtlı iken boşanmadan sonra diğer davalı ...'a devredildiğini açıklayarak, davalı ... üzerindeki kaydın iptaline, mümkün olmadığı takdirde davacıya düşen 1/2 payın bedelinin satım tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.02.2011 tarihli dilekçesiyle talebini 77.947,80 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ve son kayıt maliki ...'a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine, rağmen oturumlara katılmamış ve cevap vermemiştir.
Diğer davalı ... (...) vekili; 23.02.2012 tarihli yargılama oturumunda ıslah ile artırılan 67.947,80 TL'lik kısma karşı zamanaşımı definde bulunduktan sonra taşınmazın satış bedeli son malik Kadriye tarafından satıcıya henüz ödenmediğinden taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline muvafakat ettiklerini bildirmiştir.
Mahkemece, ... yönünden davanın reddine ve ... (...) yönünden açılan davanın kabulüne, 77.947,80 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden ve kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... (...) dan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... (...) vekili tarafından dilekçesinde yazılı gerekçelerle temyiz edilmiştir.
Toplanan kanıtlar, tüm dosya kapsamından; taraflar 06.07.1987 tarihinde evlenmiştir. 22.06.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 26.12.2007 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM.nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 22.06.2007 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, TMK.nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği, taraflar arasındaki evlenme tarihi, taşınmazın 28.06.2005 tarihinde edinilmiş olması ve dosya kapsamına göre davacının talebi, 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK.nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri uyarınca açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, taşınmaz malın edinme tarihine, davalı tarafından TMK.nun 222/son maddesi gereğince taşınmazın kişisel mal ile edinildiği ispatlanmadığına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından da TMK.nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK.nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörüldüğüne, Dairenin de bu görüşü benimsediğine, 6098 sayılı TBK.nun 153/1-2. bentleri (Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur) gözetilerek boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği anlaşıldığına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin yerinde olmayan öteki tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün esasının ONANMASINA,
Davalı vekilinin faizle ilgili diğer temyiz itirazlarına gelince: kabul edilen katılma alacağına TMK'nun 239/son maddesi uyarınca mal rejiminin tasfiye tarihi olan karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin faizin başlangıç tarihine ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4.819,43 TL'nin temyiz eden davalı ... ...'den alınmasına, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy