MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
Davacı-karşı davalı ... Kooperatifi, birleşen dosya davacıları ... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 168/274 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ... ve müşterekleri vekili, birleşen dosya davacıları ... ve müşterekleri vekili, davalılar ... ve müşterekleri vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Kooperatifi vekili dava dilekçesinde; 3147, 3150 ve 3849 parsel sayılı taşınmazların öncesinde ... ve ...'a ait iken haricen davacı kooperatife satıldığını, kooperatifin bu satım tarihinden beri taşınmaza zilyet olduğunu ancak her üç taşınmazın da kadastro çalışmalarında, ... ve ... adına tespit ve tapuya tescil edildiğini açıklayarak davalılar üzerindeki kaydın iptaliyle davacı kooperatif adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahiller ...ve müşterekleri 28.06.1996 tarihli asli müdahale dilekçesiyle 3147 ve 3849 parsellerin dava konusu taşınmazların ... 'e ait kök tapu kaydından gelen müdahiller murislerine ait tapu kaydı kapsamında bulunduğunu açıklamış ve davalılar üzerindeki tapu kaydının iptali ile asli müdahil davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı kooperatifin davasının kabulüne ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili ve asli müdahil davacılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Asıl dava, harici satım ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan, asli müdahil davacıların davası da kadastro öncesi tapu kaydına dayanan mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne ve asli müdahil davacıların davasının reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu 3147 ve 3849 parsel sayılı taşınmazlar 1958 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında tespit edildikten sonra, bu tapulama çalışmasının mahkemece geçersiz sayılması üzerine, 1988 yılında komisyon kararları ile Mayıs 1951 tarih 116 ve 117 tapu kaydına göre ... ve ... adına tespit edilmiş ve komisyon kararının kesinlemesiyle tapuya tescil edilmiştir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazların 1968 yılından beri davacı kooperatifin zilyetliğinde olduğunu bildirmiş ise de, asli müdahillerin dayanmış olduğu tapu kayıtlarının kadastro çalışmalarında revizyon gördüğü taşınmaz bulunup bulunmadığı Kadastro Müdürlüğü'nden sorulmamış, mahkemenin gerekçeli kararında asli müdahillerin iddiası ve dayandıkları tapu kayıtları üzerinde durulmadan, gerekçe gösterilmeden davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK'nun 388.maddesinde (HMK'nun 297. maddesi), kararların hangi hususları kapsayacağı ayrıntılı olarak yazılmıştır. Buna göre, kararda iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler açıkça gösterilmelidir. Ayrıca kararlar gerekçeli olmalıdır. Hükmün gerekçesiz olması mutlak temyiz (bozma) sebebidir. O halde mahkemece asli müdahillerinin davasının reddi için olumlu ya da olumsuz herhangi bir gerekçe gösterilmeden ve dayanmış oldukları tapu kayıtlarının kadastro çalışmalarında revizyon görüp görmediği Kadastro Müdürlüğü(nden sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ve asli müdahiller vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, sair hususlar incelenmeksizin yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 17,15'er TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve müşterekleri ile birleşen dosya davacıları ... ve müşterekleri, davalılar ... ve müştereklerine ayrı ayrı iadelerine 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy