MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.06.2012 gün ve 31/44 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde, kendi adına tespiti yapılan 116 ada 3 parsel ile birlikte kullandığı bir kısım yerin kadastro işlemleri sonucunda 116 ada 1 parsel içinde Hazine adına yazıldığını belirterek dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuksal nedenine dayanarak davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu edilen parselin zılyetlik ile kazanılamayacak yerlerden olduğunu ve mer’a vasfını taşıdığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın zilyetlik ile mülk edinilebilecek yerlerden olduğu ve yasal unsurların oluştuğu düşüncesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nun 713, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca açılmış iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı duruşmada dedelerinden kaldığını beyan etmiştir. Ancak intikal şekli açıklığa kavuşturulmamıştır.
Davacı, taşınmazın tamamının adına tescilini istediğine göre; uyuşmazlık konusu taşınmazın, muristen davacıya devir şekli (taksim, bağış, satış v.s.) üzerinde durulması dava şartı bakımından önemlidir. Dava şartı, kamu düzeni ile ilgili olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi taşınmazın davacıya geçiş şekli mahkemece kendiliğinden araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece; belirtilen usul hükümleri uyarınca tereke adına dava açmayan davacıdan bu devir hakkında açıklama istemesi, taksim, bağış, satış vs. gibi nedenlerden birine dayanması durumunda, bu hususu kanıtlaması için süre ve imkan verilmesi, bundan sonra, iddianın ileri sürülüş şekline, toplanan delillere ve getirtilecek mirasçılık belgesine göre öncelikle dava şartı üzerinde durulması, çekişme konusu taşınmazın halen elbirliği mülkiyetinde olduğunun anlaşılması durumunda, davacı tereke adına dava açmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi, aksi durumda ise dosya içeriğine ve toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, belirsiz olan bu durum açıklığa kavuşturulmadan, uyuşmazlığın esası hakkında yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca, Hazine temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün dava şartına ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik diğer hususlar incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy