MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
... ve müşterekleri ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 10.07.2012 gün ve 357/561 sayılı hükmünYargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı tapu iptali -tescil ve ecrimisil davasına karşı verdiği 04.03.2010 havale tarihli ve 25.09.2012 aslı gibidir tasdik tarihli cevap dilekçesi ile karşı dava dilekçesinin sonuç kısmında açıkça davacı karşılık davalının (...’nin açtığı dava kastediliyor) karşılık davalının tapu iptali ve ecrimisil davasının reddine, “1851 parsel tapusundan 1175 m² fazladan geçirilen tarla bedeli fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6000,00 TL'nin faiziyle birlikte davacı –karşılık davalıdan tahsiline karar verilmesini, ecrimisil isteklerinin saklı tutulmasını” istemiştir.
Davacı-karşı davalı ... vekili; 10.12.2007 tarihli protokolün 7. maddesi gereği davalılar-davacılar ... ve arkadaşlarının edimlerini yerine getirmedikleri ve istenen payı devretmedikleri, bu nedenle bedel istemelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; "10.12.2007 tarihli taraflar arasında adı yazılı şekilde düzenlenen protokolden uyuşmazlığın kaynaklandığını, TMK'nun 706/1. maddesi gereğince taşınmaz mülkiyetinin devri sözleşmenin geçerli olması için resmi şekilde yapılması gerektiğini, oysa dayanılan 10.12.2007 tarihli protokolün resmi biçimde düzenlenmediğini, protokole dayalı tapu iptali ve tarla bedeli olarak talep edilen tüm isteklerin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar-davalılar ...ve arkadaşları tarafından açılan davanın reddine" karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 10.12.2007 tarihli protokolden kaynaklanan geri verilmeyen tarla bedeli isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil ile tarla bedeli biçiminde nitelendirilme yapılarak davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkeme'nin bu görüşü dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
Davacılar-davalılar ... ve arkadaşları vekili Av. ... 04.03.2010 tarihli (harcını yatırmak suretiyle) açtığı karşılık dava dilekçesinin sonuç kısmında; açıkça; “1175 m² fazladan geçirilen tarla bedeline ilişkin fazlaya dair hakları sakla kalmak üzere 6000,00 TL nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini” istemiştir. Tapu iptali ve tescile yönelik herhangi bir dava ve isteği olmadığı halde istek dışına çıkılarak belirtilen konuda da hüküm kurulmuş olması HMK'nun 26. maddesine aykırıdır. Hakim istekle bağlı olup ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez. Yerel mahkemenin de değindiği gibi taraflar arasında imzalanan 10.12.2007 tarihli protokol tapulu taşınmazlar bakımından TMK.unun 706 BK. 213(TBK.m 237) ve 2644 sayılı Tapu Kanununu 26. maddesi gereğince geçersizdir. Ne var ki protokol uyarınca davacı –davalı ... 1851 sayılı parselde yapılan trampa yada takas sonucu 5 dekar yeri kayden aldığı ve davacılar-davalılara verilmesi gereken 1175 m² (protokole göre 1 dekar ) yerin verilmediği gerekçesiyle bunun karşılığı olarak davacıların bedel isteğinde bulundukları anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak araştırma ve inceleme sonucu davacılar-davalılar protokol gereği edimlerini yerine getirdiklerinin belirlenmesi halinde, davacı-davalı ...’dan protokol uyarınca davacılar-davalılara verilmesi gereken 1 dekar yada 1175 m² nin bedelini istemeleri mümkündür. Sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı ve geçersiz olduğu doğru olmakla birlikte geçersiz sözleşmeye dayalı bedel isteğinin yerine getirilmesi olanaklı bulunmaktadır. 10.07.1940 tarih ve 1939/2 E., 1940/77 K. sayılı YİBK kararı ile 07.06.1939 tarih ve 1936/31 E. 1939/47 K. sayılı YİBK. kararı tapuda resmi biçimde yapılmayan geçersiz sözleşmelerden kaynaklanan satış bedelinin istenmesine ilişkin olup, somut olayda da bu YİBK. kararlarından yararlanılarak ve benzetme yoluyla uygulanmak suretiyle bedelin hüküm altına alınması gerektiği düşünülmelidir. Zamanaşımının başlangıç tarihi dava tarihi olup, TBK.m.146 (TBK.m 125) uygulanmaktadır. Bu nedenle iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri değerlendirilerek gerçekten davacılar-davalılar (... ve arkadaşları) protokolden doğan edinimlerini yerine getirmiş iseler kendi edinimine yerine getirmeyen davacı-davalı ...’dan protokolde yazılı 1 dekar fazlalık yerin protokolün düzenlendiği 10.12.2007 tarihinde öncelikle takas ya da trampaya konu yapılan 6000 m2 yerin m2 veya dönüm olarak değerinin ne olduğunun taraflardan sorularak belirlenmesi, bu yolla değer saptanmadığı taktirde yapılacak keşifte uzman bilirkişi veya yerel bilirkişiler aracılığıyla değerin tespit edilmesi ve bu tespite göre 1000 m2'ye (birdekara) isabet eden bedelin, uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları, tefe-tüfe endeksleri, memur- işci ücretlerindeki yıllık artışlar ile altın ve dövizdeki artış oranları esas alınarak protokol tarihinden dava tarihine kadar ulaştığı değerin saptanması, bu konuda uzman bilirkişi bir hukukçu, mali müşavir veya muhasebeci ve bankacıdan rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bedel yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacılar-davalılar ... ve arkadaşları vekilinin bedele yönelik temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 19.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.