MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 4.Aile Mahkemesi'nden 20.04.2012 gün ve 157/425 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı ... vekili, tarafların 1991 yılında evlendiklerini evlilik birliği içerisinde alınan 5358 ada 16 (4) parsel üzerindeki 1 nolu bağımsız bölümün ağırlıklı olarak müvekkilinin gelir ve birikimleriyle alındığını açıklayarak tapu kaydının 1/2 oranında iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin yarısının yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı ... vekili, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuş, harcını yatırmak suretiyle verdiği karşı dava dilekçesinde; evlilik birliği içerisinde alınarak davacı karşı davalı ... adına tescil edilen 07 BAK 60 plakalı otomobilin 07 EB 171 plakalı aracın satışı ile alındığını, bedelin müvekkili tarafından ödendiğini açıklayarak araç bedelinin yarısına tekabül eden 13.500 TL'nın yasal faiziyle karşı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı-karşı davalı ...’ın taşınmazın alınmasına 1/2 oranında katkı sağladığı belirlendiğinden, sürüm değerinin yarısı üzerinden belirlenen 45.000 TL katkı payı alacağından, karşı davaya konu aracın sürüm değeri üzerinden belirlenen 9.250 TL katılma alacağının TMK'nun 236.maddesi uyarınca takas edilmesi suretiyle davacı-karşı davalı ...'ın bakiye 35.750 TL alacağı kaldığı anlaşıldığından asıl davanın kısmen kabulü ile 37.500 TL katkı payı alacağının karar tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalı ...’den alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takas nedeniyle bakiye alacağı kalmadığından karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı - karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 11.09.1991 tarihinde evlenmişler, 13.09.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 01.12.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra bir yıl içinde başka mal rejimi seçilmediğinden, taraflar arasında bu tarihe kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca mal ayrılığı, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK'nun 202). Yanlar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 13.09.2007 tarihinde sona ermiştir (TMK'nun 225/2). Dava konusu 5358 ada 4 parsel üzerindeki 1 nolu bağımsız bölüm, 27.11.1998 tarihinde satın alma yoluyla davalı-karşı
.//..
2012/11378- 2013/5141 -2-
davacı ... adına tescil edilmiş, karşı davaya konu 07 EB 171 plakalı otomobil ise, 19.06.2006 tarihinde satın alınarak davacı-karşı davalı ... adına tescil edilmiş, 20.10.2008 tarihinde üçüncü kişiye devredilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından asıl dava; 743 sayılı TKM'nun 170.maddesi uyarınca katkı payı alacağı isteğine,karşı dava ise;edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı ...’ın fizyoterapist sertifikası bulunmakta olup 15-16 yıldan fazla süre turizm işletmelerinde masözlük yapmak suretiyle düzenli gelir elde ettiği, davalı-karşı davacı ...’in ise, turizm şirketlerinde çeşitli kademelerde çalışmak suretiyle gelir elde ettiği anlaşılmaktadır. O halde; Mahkemece tarafların taşınmazın edinilmesine %50 oranında katkıda bulundukları yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; asıl dava mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde alınan taşınmaza yapılan katkıya ilişkin olup dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin esas alınması suretiyle katkı payı alacağı belirlenmesi gerekirken, edinme tarihi itibarıyla henüz yürürlüğe girmeyen 4721 sayılı TMK'nun 227/1 ve 235/1. maddeleri hükmü uyarınca tasfiye tarihindeki değerinin esas alınması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı; Mahkemece, karşı davaya konu aracın evlilik birliği içerisinde edinildiği, karşı davacı ...’in araç üzerinde 1/2 oranında alacağı bulunduğu belirlenerek TMK'nun 236.maddesi uyarınca asıl dosyadaki davacı ...’ın alacağı ile takas edilmiştir. Karşı davacı ...’in araç üzerindeki alacağı belirlendiğine göre, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Alacakların takas edilmesi nedeniyle karşı davacının bakiye alacağının kalmamış olması davasının reddine karar verilmesini gerektirmez. Mahkemece, otomobile yönelik karşı davanın kabulüne, harç yargılama gideri ve Avukatlık ücretinin kabul ve red durumuna göre oranlanması gerekirken hatalı değerlendirme sonunda karşı davanın reddine karar verilmesi harç, yargılama gideri ve Avukatlık ücretinin tamamının davalı-karşı davacıya yükletilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de dava dilekçesinde dava değeri 75.000 TL olarak gösterilmiş dava harcı bu miktar üzerinden yatırılmıştır. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, davalı karşı davacı ... yargılama oturumlarında vekille temsil olunmuştur. O halde; karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen bölüm yönünden davalı-karşı davacı lehine Avukatlık ücreti takdir ve tayini somut olayda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/1. fıkrasının Mahkemece değerlendirilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru olmamıştır.
Davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve aşağıda yazılı 552,05 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.