MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...2. Aile Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.07.2012 gün ve 390/1021 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, ölünceye kadar bakılması, ömür boyu kullanma hakkının saklı kalması ve davalının hileli davranışlarıyla müvekkilini kandırmak suretiyle dava konusu 4126 ada 6 parsel üzerindeki 6 nolu bağımsız bölümün tapusunun davalı tarafından devraldığını, tapuda devir yapıldıktan sonra müvekkilinin evden atıldığını açıklayarak tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmazın satış yoluyla devraldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bağış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nun 36 ( 818 sayılı BK.nun m.28.) maddesi gereğince hile ve aldatma hukuksal sebeplerine dayalı olarak açılan temliki tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Davacı vekili, gerek dava dilekçesinde, gerekse temyiz dilekçesinde açıkça; dava konusu taşınmazın, ölünceye kadar bakılmak ve kullanım hakkı müvekkilinde kalmak koşuluyla devredildiğini, davalının hileli davranışları ve müvekkilini kandırması neticesinde tapuda intikalin sağlandığını açıklayarak tapu kaydının iptalini istemiştir. Görüldüğü gibi, mal rejiminden kaynaklanan herhangi bir istek ve dava söz konusu değildir. Açıkça hile ve aldatmaya dayalı bir istek ve dava söz konusudur. TBK'nun 28. maddeleri uyarınca hile ve aldatmaya dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında görevli Mahkeme Aile Mahkemeleri olmayıp dava değerine göre genel mahkemelerdir. 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanununun 4.maddesinde; 4721 sayılı TMK'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK'nun m.118-395) maddelerinden kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesi'nde bakılacağına ilişkin bulunan düzenlemenin eldeki davaya uygulanamayacağı açıktır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
.//..
2012/11380- 2013/4732 -2-
Maddi olayları ileri sürmek taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hiç şüphesiz Mahkemeye aittir. Ancak, nitelendirme yapılırken ileri sürülen maddi olaylardan bağımsız olarak ve dava dilekçesi kapsamı gözardı edilerek farklı bir hukuki nitelendirme yapma olanağı söz konusu olamaz. (HUMK. m.75-76, HMK. m.25, 31, 33)
O halde; dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken hukuki nitelendirmede yanılmaya düşünülerek yazılı gerekçelerle ve işin esasına girilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Her ne kadar, Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğu görüşünden hareketle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ve dava dosyası Aile Mahkemesi'ne gönderilmiş ise de anılan bu hüküm, taraflarca temyiz yoluna başvurulmaksızın 17.03.2010 tarihinde kesinleşmiş olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesine engel oluşturmamaktadır. HUMK.m.25/son (6100 sayılı HMK.m.23)
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.