MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair ...11. Aile Mahkemesi'nden verilen 07.02.2012 gün ve 330/43 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, tarafların 1992 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde satın alınarak davalı adına tescil edilen 1348 ada 38 parselin satış bedelinin tamamına yakın bölümünün vekil edeni tarafından karşılandığını, davalının gelir getiren bir işi bulunmadığını açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 30.000 TL alacağın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırmak suretiyle ıslah dilekçesiyle talebe 14.979,55 TL ilave edilmiştir.
Davalı vekili davanın yersiz açıldığını, davacı tarafından taşınmaz bedelinin tamamına yakın bölümünü ödemesinin söz konusu olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 24.750 TL katkı payı alacağının ıslah tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte, aynı alacağın dava tarihinden itibaren işlemiş faizi olan 12.351,95 TL'nin davalı taraftan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 03.07.1992 tarihinde evlenmişler, 19.04.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 20.12.2004 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra bir yıl içinde başka mal rejimi seçilmediğinden, taraflar arasında bu tarihe kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK'nun 202). Yanlar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 19.04.2004 tarihinde sona ermiştir. (TMK'nun 225/2). Dava konusu 1348 ada 38 parsel üzerindeki 11/100 pay 09.09.1994 tarihinde satın alma yoluyla davalı ... adına tescil edilmiştir.
Dava; 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamı ile toplanan delillere uygun olmadığı gibi yapılan hesaplama da usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalının 1975 yılından itibaren sigortalı olarak çeşitli işletmelerde çalıştığı, ... Fabrikası'ndan ayrılırken 7000 USD tazminat aldığı, daha sonra isteğe bağlı olarak emekli olduğu, gerek evlenmeden önceki birikimleri gerekse evlendikten sonraki çalışmalarından elde ettiği gelirlerle
./.
-2-
2012/11456-2013/4734
taşınmazın alınmasına katkıda bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaz, 1994 yılında satın alma yoluyla davalı adına tescil edilmiştir. Davalının kişisel malı niteliğindeki gelir ve birikimleriyle taşınmazın alınmasına katkıda bulunduğu dosya kapsamından anlaşıldığına göre, davalının taşınmazın edinilmesine katkıda bulunmadığının kabulü hayatın olağan akışına ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Mahkemece bu hususlar üzerinde gereği gibi durulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde; Mahkemece yapılacak iş; tarafların çalışma ve gelirlerine ilişkin kayıt ve belgelerin çalıştıkları yerlerden eksiksiz olarak istenilmesi, davalının iplik fabrikasından ayrıldığı sırada aldığı tazminatın ilgili şirketten sorularak tespiti, taşınmazın alındığı tarihe kadarki toplam gelirlerinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının belirlenmesi, tarafların elde ettikleri gelirle sağlayabilecekleri katkı miktarının ayrı ayrı saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu mal varlığının dava tarihindeki değeri ile çarpılarak varsa katkı payı alacağının tespit edilmesi, belirtilen konularda uzman bilirkişi bir hukukçu bir serbest muhasebeci ya da mali müşavirden rapor alınması, somut olayda hakkaniyet ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi için TMK'nun 227, BK'nun 42 ve 43. maddelerinin uygulanmasının düşünülmesi, hak ve adalet duygusunun tatmininin sağlanması bakımından toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının katkı payı alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru ve isabetli görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 367,55 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.