MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.12.2011 gün ve 435/1171 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak dava dilekçesinde mevki ve sınırları gösterilen ve kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan yaklaşık 90 dönüm civarındaki taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Harcını yatırmak suretiyle davaya katılan müdahil davacılar ... ve arkadaşları vekili, taşınmaz üzerinde davacının hakkı bulunmadığını, 50 yıldan fazla süre vekil edenleri tarafından ekilip biçildiğini açıklayarak davacının davasının reddine, tescile konu yerin vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı ... katılmamıştır.
Mahkemece önceki kararda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 66.435 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile müdahil davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece, müdahil davacılar vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün bu bölümünün onanmasına, hava fotoğrafı uygulaması yapılmak suretiyle imar ihya olgusunun araştırılmadığına işaret edilerek bozma sevkedilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan araştırma sonunda davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 66.435 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK.'nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz,1971 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 766 sayılı Kanunun 2.maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılmıştır. Tescile konu taşınmazın
sınırında bulunan 123,124 ve 125 parseller hükmen 15.07.2005 tarihinde dava dışı kişiler adına tescil edilmiştir. Mahkemece, bu parsellere ait hüküm dosyaları getirtilerek dava konusu taşınmaz yönünü nasıl gösterdiği üzerinde durulmamış, aynı yerden gelen dava dosyalarından ... Akboru tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 22.12.2011 tarih 2011/436-1172 karar sayılı dava dosyasındaki tescile konu yer ile çakışıp çakışmadığı araştırılmamış ve anılan kişi tarafından açılan dava dosyasındaki yer ile eldeki davaya konu yer kroki üzerinde irtibatlandırılarak gösterilmemiştir.
Dava; TMK'nun 713/1. maddesi uyarınca tescil isteğine ilişkin olup aynı maddenin 3.fıkrası hükmüne göre;tescil davası, Hazineye ve ilgili Kamu Tüzel Kişilerine karşı açılır. Tescil konusu yer ... İli ... İlçesine bağlı ... Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır.
Hükümden sonra 12.11.2012 tarihinde kabul edilerek, 06.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1. maddesinin 1 ve 3. bentleri uyarınca, ... İl mülki sınırları Büyükşehir Belediye sınırı olarak belirlenmiş, köylerin tüzel kişilikleri kaldırılarak bağlı bulunduğu ilçenin mahallesi haline dönüştürülmüştür. Taraf teşkili, dava koşulu olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gereken, kamu düzenine ilişkin hususlardandır. (HMK. 114, 115 m). Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde davanın ilgili ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile bağlandığı ... Belediye Başkanlığına yöneltilmesi, yargılamaya geldikleri takdirde savunma ve delillerinin tespiti, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar araştırılmadan eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy