MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine, ... ve Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 10.05.2011 gün ve 159/106 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, harici satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı olarak davaya konu 133 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile nizasız 130 ada 5, 131 ada ve 1 ve aynı ada 18 nolu parseller arasında kalan ve yol olarak tespit dışı bırakılan bir kısım yerin 133 ada 18 nolu parsel ile kendisine ait 131 ada 1 nolu parsele eklenerek adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Hazine temsilcisi davanın reddini savunmuş, davalı ... davayı kabul ettiğini beyan etmiş, diğer davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış ve yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 131 ada 1 nolu parselin tapu kaydının iptali ile teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen alanın 131 ada 1 parsel sayılı taşınmaza eklenerek 130 adada en son verilen parsel numarasından sonra verilecek parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; teknik bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen alanın 133 ada 18 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; davalı ...'a karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava dışı 131 ada 1 nolu parselin kadastro çalışmalarında senetsizden 25.07.2006 tarihinde davacının babası...adına tam mülkiyet üzere tespit gördüğü ve tutanağın 03.10.2006 tarihinde kesinleştiği, davacının bu yeri babasından tapu memuru huzurunda, çap kaydı oluştuktan sonra 07.05.2007 tarihinde satın aldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak, çap iktisap edenin mülkiyet sınırı o parselin haritası ile sınırlıdır. Bu nedenle, davacının zilyetliğinin bu tarihten itibaren başlaması gerekir. Esasen Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Daire'nin yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir.
Davacının kadastro paftasında yol olarak gösterilen yer ile ilgili isteğine gelince: bitişikteki 131 ada 1 nolu parsel 25.07.2006 tarihinde tespit görmüştür. Tescile konu
taşınmazın bulunduğu paftanın bu tarihte düzenlendiğinin kabulü gerekir. Taşınmazın tespit dışı bırakma tarihi kadastro paftasının düzenlendiği tarihtir. Görülmekte olan dava ise, makul ve kabul edilebilir süreden sonra 18.05.2009 tarihinde açıldığından tespit öncesi zilyetlik süresi gözönünde bulundurulamaz. Tespit tarihi ile dava tarihi arasında da mülkiyetin kazanılması için kanunun aradığı 20 yıllık zilyetlik süresi dolmamıştır.
Hal böyle olunca, yukarıdaki ilke ve kurallar dikkate alınarak 133 ada 18 nolu parsel ve tescil harici bırakılan dava konusu yerler ile ilgili davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirtilen ilke ve kurallar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere kabulü doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin açıklanan nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy