MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine, ... ve ... Köyü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.05.2012 gün ve 250/234 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde; mevkii ve sınırları yazılı bulunan bir parça tapusuz taşınmazın davacının miras bırakanından intikalen 50-60 yıllık zilyetlikten vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine ve Karayolları vekilleri; ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davalı ... Tüzel Kişiliği; yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece: davanın kabulüne ve 26.12.2006 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 3163,74 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline, karar verilmiş; Hüküm, davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, öncesinde ... Kadastro Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece, yapılan yargılama sonucu 28.01.2010 tarih, 2008/2 Esas, 2010/1 Karar sayılı hükümle görevsizlik kararı verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek, 01.07.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilinin ... Kadastro Mahkemesi'ne hitaben verdiği 05.08.2011 hakim havale tarihli müracaat dilekçesi ile dosyanın görevli ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi talep edilmiş ve dava dosyası ... Kadastro Mahkemesi'nin 10.08.2011 tarihli üst yazısı ile görevli ve yetkili bulunan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş ve bu mahkeme tarafından 15.08.2011 tarihinde tensip yapıldıktan sonra uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HUMK'nun 193. maddesi (6100 sayılı HMK..) hükmüne göre," Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur.
(Değişik üçüncü fıkra: 26/9/2004 – 5236/13 md.) kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün (6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi uyarınca 2 hafta) içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Kanunda belirtilen ayrık hükümler saklıdır."
Somut olayda; Hüküm tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 193/son maddesi uyarınca, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacı tarafın 10 gün içerisinde dilekçe vermesi veya yeniden çağrı kağıdı göndermesi zorunludur. Görevsizlik kararının Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 01.04.2011 tarihinde Düzeltilerek Onanmasına dair ilamının davacı vekiline tebliğ olunduğu 09.06.2011 tarihinden itibaren ve görevsizlik kararının kesinleştiği 01.07.2011 tarihinden itibaren HUMK'nun 193. maddesine göre on günlük (6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi uyarınca 2 hafta) süre içinde davacı tarafın vekili tarafından herhangi bir başvuruda bulunulmamış ve 10 günlük (veya iki haftalık) hak düşürücü süre geçtikten sonra davacı vekilinin 05.08.2011 hakim havale tarihli müracaat dilekçesi üzerine dava dosyası 10.08.2011 tarihli üst yazısı ile görevli mahkemeye gönderilmiştir. On günlük süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden nazara alınır. Mahkemece HUMK'nun 193/son maddesi (6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi) hükmü göz önünde tutularak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy