MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi
... ve ... aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ... . Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.06.2012 gün ve 221/1011 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... dava dilekçesinde; ... Mahallesi, 1504 sokak, 31 numarada ... adresinde bulunan ve 20 yıldan beri zilyet ve tasarrufunda bulunan taşınmaz üzerinde kendisi ile davalının konutlarının bulunduğunu, her iki konut arasında bulunan duvarın davalı tarafından yıktırıldığını, kendisine ait konutun çatısının diğerini konutuyla birleştirerek taşınmazına müdahale ettiğini, ayrıca davalı kendi konutuna ait elektrik tellerini de oturduğu evin üzerinden geçirdiğini ve bu şekilde taşınmazına müdahalede bulunduğunu açıklayarak yapılan müdahalenin önlenmesine, binasına bitişik yapılan kısmın yıktırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... 7.4.2011 ve 8.9.2011 tarihli cevap dilekçesi ile diğer dilekçelerinde, dava konusu taşınmazın Hazineye ait olduğunu, üzerinde kendisi ile kardeşinin evler yaptığını, kendi taşınmazının üzerine oturduğu yeri 1988 yılında ismini bilmediği bir kişiden satın aldığını, davacıyla bir ilgisinin bulunmadığını, satın aldığı tarihten beri vergisini ödediğini, herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, “…davacı tarafından davalı aleyhine müdahalenin önlenmesi davası açılmış ise de, davaya konu taşınmazın tapusunun Maliye Hazinesine ait olduğunu, meni müdahale davasının şartlarının oluşmadığını gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine” karar verilmesi üzerine hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yazılı gerekçe dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Dosyadaki taraf beyanlarına göre, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak, Hazine arazisi üzerinde kardeş olan her iki tarafın evler yaptıkları ve içinde oturdukları anlaşılmıştır. Davacı her iki ev arasında bulunan duvarın davalı tarafından yıktırıldığını ve kendi çatısının direklerini buraya diktiğini, konutunun çatısıyla birleştirildiğini ayrıca, davalının evine ait elektrik tellerini konutunun üzerinden geçirmek suretiyle müdahalede bulunduğunu açıklayarak davalının yıkılan duvarın yerine diktiği direkler ile duvarın ve tellerin kal’ine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık taşınmaza ilişkin bulunduğu halde, davacının 12.12.2011 ve davalının ise 15.12.2011 tarihli dilekçe ve delil listesinde yer alan tanıklarından sadece bir davacı tanığının yargılama oturumunda dinlenilmek suretiyle karar verildiği saptanmıştır. Keşif yapılmamış ve buna dayalı delillerde toplanmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle ... Mahallesi 502 ada 1 ve ... ilçesi ... Mahallesi, 5026 ada 1 sayılı parsellere ait tapu kayıtlarının ilk oluşturulduğu günden itibaren getirtilerek dosya arasına konulması, teknik bilirkişi aracılığıyla taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılması, taraf tanıklarının HMK’nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davacı ve davalıya ait konutların eklentileriyle birlikte teknik bilirkişiye kroki üzerinde işaretlettirilmesi, söz konusu konutların Hazineye ait hangi ada ve parsel kapsamında kaldığının belirlenmesi, buna ait tapu kaydının getirtilerek dosya arasına konulması, davacının iddiası göz önünde bulundurularak davalı tarafından iki konut arasında kalan ve yıktırılan duvar ile yerine yaptığı inşaatın niteliğinin belirlenmesi ve krokiye aktarılmasının sağlanması, böylece Yargıtay denetimine açık rapor ve kroki düzenletilmesinin istenmesi, tüm bu saptamalar yapıldıktan sonra, davanın TMK’nun 683. maddesi kapsamında kalacak biçimde ayni hakka dayalı müdahalenin önlenmesi davası mı olduğu, yoksa konutların ve uyuşmazlık konusu duvarın üzerine yapıldığı zeminin Hazineye ait arazi olması nedeniyle TMK’nun 981 ve devamı maddelerinde yer alan zilyetliğin korunması davası mı, olduğunun belirlenmesi, buna göre değerlendirmenin yapılması, iki taşınmazın arasında bulunan duvarın hangi tarihten itibaren var olduğunun yerel bilirikişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, aynı biçimde davacının konutu üzerinden davalı tarafından geçirilen elektrik tellerinin yine hangi tarihten itibaren çekildiğinin ve kullanıldığının tespit edilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, hiçbir delil toplanmadan ve yetersiz bir gerekçeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın davacıya iadesine 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy