MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 23.02.2011 gün ve 131/71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ... ve müşterekleri ile davacılar vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekilleri dava dilekçelerinde; 6000,00 YTL harç değeri göstermek suretiyle dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanları ...’den kaldığını, kadastro çalışmaları sırasında 153 ada 121, 11 ada 135, 154 ada 108, 154 ada 176, 101 ada 1, 107 ada 26, 114 ada 199, 118 ada 39, 112 ada 74, 126 ada 17 , 128 ada 92, 134 ada 121, 137 ada 14, 112 ada 175, 109 ada 85, 153 ada 191, 153 ada 145, 124 ada 43, 124 ada 45, 126 ada 14, 11 ada 28, 151 ada (412379 m²), 151 ada (2298531 m²) 11 ada 43, 128 ada 170 ve 137 ada 41 sayılı parsellerin davalılardan ...... ve mirasçıları adına tespit ve tescil edildiklerini, 134 ad a106, 121 ada 50, 159 ada 79, 162 ada 36, 153 ada 128,153 ada 56, 153 ada 192, 154 ada 107, 154 ada 77, 151 ada (4123 m² ) 101 ada 2, 107 ada 128, 107 ada 31, 34,110 ada 12, 11 ada 84, 112 ada 173, 114 ada 77, 11 ada 196, 117 ada 28, 118 ada 152, 122 ada 35, 126 ada 3, 128 ada 18, 11 ada 171, 134 ada 25, 138 ada 42 ve 11 ada 18 sayılı parsellerin ise ... ... ve mirasçıları adına, 154 da 72, 153 ada 147,101 ada 3, 107 ada 28, 122 ada 75, 126 ada 440, 19, 128 ada 92, 34 ada 48, 135 ada 26, 138 ada 45 (1739 m²), 137 ada 13, 128 ada 214, 134 ada 106, 121 ada 50, 159 ada 79, 162 ada 36, 1468 parsel (7200 m²), 1469 parsel (7100 m²), 1470 parsel 8200 m², 112 ada 171, 114 ada 198, 135 ada 17, 153 ada 137, 153 ada 190, 176 ada 21, 153 ada 218, 220, 109 ada 83, 154 ada 191, 107 ada 132, 107 ada 35, 110 ada 83, ada B13 35 C parsel 198, 118 ada 8, 135 ada 18 ve 13 sayılı parsellerin ... ... ve mirasçıları adına tespit ve tescil edildiklerini açıklayarak ortak miras bırakandan kalan ve açıklanan tüm ada ve parsellerin vekil edeninin miras payı oranında tapu kayıtlarının iptali ile mirasçıların miras payları oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli Müdahil davacı ... ..., 16.02.2006 tarihli dilekçesiyle ve harç yatırmak suretiyle ... gibi ortak miras bırakan ...’den kalan ve ......, ... ... ve ... ... ile mirasçıları adına bulunan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Tüm davalılara yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi ile asli müdahil dava dilekçesi davalılardan ..., ..., ... ve ... dışındakilere tebliğ edilmelerine karşın yargılama oturumlarına katılmamışlar ayrıca cevapda vermemişlerdir.
Davalılardan ......, ... ve ... ile ... vekili; davanın süresinde açılmadığını, hükmen kesinleşen parsellere ait Kadastro Mahkemesi kararının taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğunu, zaman aşımı süresinin dolduğunu ve bir kısım taşınmazların muris ... ... tarafından üçüncü şahıslardan satın alındığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; “… davacıların davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacının ... ... mirasçıları aleyhine adına açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, 11 ada 135, 112 ada 74, 11 ada 28, 137 ada 41, 154 ada 191, 162 ada 36, 151 ada (412379 m²), 151 ada (298531 m² ), ada B1 335C parsel 198 için yine davacının davasının feragat nedeniyle reddine, davanın 153 ada 121, 154 ada 108, 76, 107 ada 26, 114 ada 199, 118 ada 39, 126 ada 17, 134 ada 121, 137 ada 14, 109 ada 85, 153 ada 145, 124 ada 45, 126 ada 14, 128 ada 170, 154 ada 72, 153 ada 147, 107 ada 28, 122 ada 75, 126 ada 4, 126 ada 19, 128 ada 92, 134 ada 48, 138 ada 45, 137 ada 13, 134 da 106, 121 ada 50, 159 ada 79, 114 ada 198, 135 ada 17, 153 ada 137, 153 ada 190, 153 ada 218, 220, 109 ada 83, 107 ada 32, 35, 135 ada 26, 128 ada 92, 210, 110 ada 83, 124 ada 43 ve 112 ada 175 sayılı parseller hakkında açtığı davanın taşınmazların 3083 sayılı yasa kapsamında olması nedeniyle reddine, davacının 1739 ada (176000 m²). 1468 parsel (7200 m²), 1469 parsel (7100 m²) , 1470 ada (7200m²), 118 da 8 ve 11 ada 43 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açtığı davanın hukuki yarar ve husumet yokluğu nedeniyle reddine, 138 ada 41, 135 ada 13 ve 18 sayılı parsellerin hukuki yarar ve husumet yokluğu nedeniyle,
101 ada 1 ve 153 ada 191 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ...... adına bulunan tapu kayıtlarının iptali ile ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1006 Esas 2006/1055 Karar sayılı veraset belgesi doğrultusunda ......, ... ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 3, 176 ada 21 ve 153 ada 190 sayılı parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... ... adına olan tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile aynı veraset belgesine dayalı olarak ... ..., ... ... ve ... adlarına gösterilen paylar oranında tapuya kayıt ve tescillerine..” karar verilmesi üzerine hüküm davalılardan ......, ... ve ... ile ... vekili tarafından kabul edilen parseller ve vekalet ücreti yönünden kararın bozulması ve reddedilen parseller açısından ise vekalet ücretinin takdir edilmemesi nedeniyle, davacılar vekili ise, 3083 sayılı kanun kapsamında kalan ve Mahkemece reddine karar verilen parseller bakımından temyiz edilmiştir.
Dava kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu ve iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu, elde edilen tüm bilgi ve belgeler ile keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, tapu kayıtları, kadastro tutanaklarının edinme sebepleri, tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, davalılara ait olmadığı halde dava konusu yapılan 135 ada 13,18, 1739 ada (176000m²), 1468 parsel (47200m²) 1469 parsel (7100 m²) , 1470 ada ( 7200m²), 11 ada 43 sayılı parseller hakkındaki davanın hukuki yarar ve husumet yokluğu nedeniyle, ... oğlu ... adına tapuda kayıtlı bulunan 138 ada 41 parselin ise davacılar tarafından bu parsel hakkında yöntemine uygun bir biçimde harcını yatırmak suretiyle açılmış bir dava olmaması nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamıştır.
Yine hüküm fıkrasının 1 ve 2 nolu bentlerinde yazılı taşınmazlar bakımından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup taraflarca temyiz edilmediği belirlenmiştir.
Bundan ayrı, 107 ada 35 sayılı parsel dava dışı ... ... tarafından davanın açılmasından önce 8.12.2004 tarihinde satın alındığı ve davalılarla bir ilgisinin bulunmadığı açık olduğu halde bu parsele ilişkin davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar
verilmesi gerekirken 3083 sayılı kanun kapsamında kabul edilerek reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu parselle ilgili dava ret ile sonuçlanmış olup buna ilişkin hüküm fıkrası sonucu itibari ile doğru bulunmaktadır.
Her ne kadar davalılardan ......, ... ve ... ile ... vekili kabulüne karar verilen 101 ada 1, 153 ada 191, 101 ada 3, 176 ada 21 ve 153 ada 190 parseller bakımından hükmü temyiz etmiş ise de, az önce açıklandığı gibi tüm dosya kapsamı ile söz konusu parsellerin hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde bulunan ve 3083 sayılı kanun kapsamında kalması nedeniyle reddine karar verilen tüm parseller ile yine hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde yer alan ... oğlu ... adına tapuda kayıtlı bulunan 118 ada 8 sayılı parsellerle birlikte söz konusu taşınmazların ortak miras bırakan ...’den kaldığı, muris ...’in 27.06.1976 tarihinde öldüğü, terekesinin TMK'nun 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların taşınmazlar üzerinde belirlenmiş paylarının olmadığı, her birinin payının taşınmazların tamamı üzerinde söz konusu olduğu, yapılan tüm keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkları ile murisin mirasçıları arasında ve tüm mirasçılar katılımı ile yapılmış bir tereke paylaşımının olmadığı, sadece erkek çocukların taşınmazları kendi aralarında bölüştürdükleri, murisin kızlarından ..., ... ve ölü İffet’in yapılan bu bölüşmeye ya da paylaşıma katılmadıkları, dosya kapsamından sabit bulunduğundan davalılar ......, ... ve ... ile ... vekilinin kabulüne karar verilen 101 ada 1, 153 ada 191, 101 ada 3, 176 ada 21 ve 153 ada 190 sayılı parsellere yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hüküm fıkraları ile 107 ada 35 sayılı parselle ilgili hüküm fıkrasının ONANMASINA,
Her ne kadar hüküm fıkrasının 4 nolu bendi ile 118 ada 8 sayılı parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de, esasen bu parselin ... oğlu ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu ve miras bırakan ve 1976 yılında ölen ...’den kaldığı anlaşıldığından bu parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin bu parsellere yönelik temyiz itirazları yerindedir.
Yine hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde belirtilen ve 3083 sayılı Kanun kapsamında kaldıkları gerekçesiyle 153 ada 121, 154 ada 108, 76, 107 ada 26, 114 ada 199, 118 ada 39, 126 ada 17, 134 ada 121, 137 ada 14, 109 ada 85, 153 ada 145, 124 ada 45, 126 ada 14, 128 ada 170, 154 ada 72, , 153 ada 147, 107 ada 28, 122 ada 75, 126 ada 4, 126 ada 19, 128 ada 92, 134 ada 48, 138 ada 45, 137 ada 13, 134 da 106, 121 ada 50, 159 ada 79, 114 ada 198, 135 ada 17, 153 ada 137, 153 ada 190, 153 ada 218, 220, 109 ada 83, 107 ada 32, 35, 135 ada 26, 128 ada 92, 210, 110 ada 83, 124 ada 43 ve 112 ada 175 sayılı parseller hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Toprak Reformu Kanunu'nun 13.02.2001 tarih ve 4626 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 13. maddesi uyarınca bir takım sınırlamalar getirilmiş ise de, 13. maddenin 3 fıkrasının son cümlesine göre; “miras yoluyla intikaller bu hükmün kapsamı dışındadır.” Denildiğinden ve davacılar da kök muristen kalan taşınmazlardan miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesini istediklerinden tapuda bulunan şerh kapsamında kalan sınırlamalara tabii olmadan anılan 13. maddenin son fıkrasındaki ibare nedeniyle davacıların bu parsellere
ilişkin davalarının da kabulüne karar verilmesi gerektiği halde 3083 sayılı Kanunun değişik 13. maddesindeki sınırlamalar gerekçe gösterilerek reddine karar verilmiş bulunması anılan kanun hükmüne aykırıdır. Davacılar vekilinin bu parsellere yönelik temyiz itirazları yerinde görülmüştür. Her ne kadar 153 ada 190 sayılı parselin 3083 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, esasen bu parselin sözü edilen kanun kapsamında kalmadığı tapu kaydı ile sabit olduğu ve hüküm fıkrasının 8 nolu bendi kapsamında aynı ada ve parselle ilgili davanın kabulüne karar verildiği anlaşıldığından 3083 sayılı kanun kapsamında kabul edilerek reddine karar verilmiş olması maddi yanılgı niteliğinde kabul
edilmiştir. Bu nedenle 153 ada 190 sayılı parselle ilgili hüküm fıkrası onanmış bulunduğundan ayrıca bu parsel için yeniden hüküm kurulmasına gerek bulunmamaktadır.
Davalılardan ......, ... ve ... ile ... vekillerinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince, adı geçen davalılar yargılama oturumlarında kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından kural olarak dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden reddedilen taşınmazlar bakımından adı geçen davalılar yararına vekalet ücretinin takdiri gerekir. Şayet yargılama sırasında mahkemece taşınmazların değerinin tespiti yapılmış ve belirlenen değerler üzerinden ¼ peşin nispi harç (tamamlama harcı) yatırılmış ise bu takdirde reddedilen taşınmazların değerleri buna göre belirlenerek aynı biçimde vekalet ücretinin takdiri gerekmektedir. Dava dilekçesinde dava konusu yapılan tüm taşınmazlar için harç değeri olarak 6.000 YTL gösterilmiştir. 23.02.2011 tarihli yargılama oturumu tutanağı kapsamına göre, “eksik harcın tamamlandığı görüldü” ibaresi yer almakta ancak eksik harcın hangi miktar üzerinden alındığı konusunda yerel mahkemenin herhangi bir ara kararına rastlanılmadığı gibi açık bir beyana da rastlanılmamaktadır. Yerel Mahkemece hüküm fıkrasının 15. nolu bendinde davanın reddine karar verilen parseller yönünden hesaplanan 1100 TL vekalet ücretinin davacı ... ile müdahil davacı ... ...’dan alınarak davalılara verilmesine denilmiş ise de verilen 1100 TL’nin maktu vekalet ücreti olduğu ve nispi olarak takdir edilmediği görülmektedir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda şayet mahkemece keşfen feragat nedeniyle reddine karar verilen taşınmazların değerlerini keşfen belirlenmemiş ise tüm taşınmazlar için harç değeri olarak gösterilen 6000 TL'lik değerin ne kadarını feragat nedeniyle reddine karar verilen parsellerin değerinin oluşturduğunun davacı taraftan sorularak belirlenmesi, buna göre hükmü temyiz eden davalılar yararına vekalet ücretinin takdir edilmesi asgari haddin altında kaldığının anlaşılması halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesinde uygulanması öngörülen miktarın takdir edilmesinin düşünülmesi, söz konusu parsellerin keşfen değerleri belirlenmiş ve bu değerler üzerinden eksik ¼ peşin harç yatırılmış ise vekalet ücretinin hesaplanmasında hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde açıklanan ve feragat nedeniyle reddine karar verilen taşınmazların değerleri üzerinden vekalet ücretinin hesaplanması gerekir. Temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekiliyle davalılardan ......, ... ve ... ile ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca 3083 sayılı kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilen ve azyukarıda belirtilen parseller ile hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yazılan ve feragat nedeniyle reddine karar verilen taşınmazlar bakımından BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacılara, 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL peşin harcın istek halinde davalı ... ve müştereklerine iadesine 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy