MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.07.2012 tarih ve 395/313 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde, idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilen 582 parsel sayılı taşınmazın, 1976 yılında ölen babasına ait iken, diğer mirasçıların miras paylarını kendisine bağışladığını, taşınmazın içerisindeki babasına ait eski evin yıkıldığını, üzerine yeni bina yaptığını, elli yılı aşkın süredir babası ve kendilerinin zilyetliğinde olduğunu açıklayarak, parselin zilyetliğinde olan kısmının tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir. 31.01.2012 havaleli dilekçesinde ise nizalı taşınmazın köy ihtiyar heyetince ev yapmak üzere babasına verildiğini, babasının 1972 yılında bu yere ev yaptığını, 1989-2000 yılları arasında kız kardeşinin bu evde oturduğunu, 2003 yılında babasının evini yıkarak yanına yeni bir ev inşa ettiğini, taşınmazın tapusunun bulunmadığını öğrenince Hazine'den kendisine satılması için talepte bulunduğunu, Hazine adına idari yoldan tapu oluşmasına rağmen satışın bir türlü gerçekleşmediğini, bu kez aynı yere ilişkin Hazine'ye ecrimisil ödediğini açıklamıştır.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, nizalı 199 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda gösterilen 256,71 m2'lik bölümünde davacı murisinin ev yerinin bulunduğu, bu kısmın 1970 yılından beri davacı murisi ve mirasçılarının eklemeli zilyetliğinde olduğu, zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu, parsel kapsamındaki diğer bölümün kimsenin hüküm ve tasarrufu altında olmayan Hazine arazisi iken davacının 2005 yılında bu yere ev yaptığı, davacının bu nedenle Hazine'den satış için talepte bulunduğu, bu kısım bakımından davacı yararına kazanma koşullarının oluşmadığı açıklanarak, davanın kısmen kabulüne, 199 ada 1 parsel içerisinde yer alan teknik bilirkişinin krokisinde kırmızı renkte göstererilen alanın tapusunun iptali ile davacı adına tesiline karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı ve davalı Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davaya konu 582 nolu parsel; 674,91 m2 yüzölçümü ile arsa vasfıyla, 26.11.2008 tarihinde, idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Yenileme kadastrosu sonucu aynı miktar ve vasıfla 199 ada 1 parsel numarasını alan nizalı yer 29.09.2011 tarihinde Hazine adına tapuya tescil olunmuş, tapunun beyanlar hanesine davacının 2008 yılında betonarme ev inşaa ettiği yazılmıştır.
Davacının temyiz itirazları bakımından; Mahkemece sadece 256,71 m2'lik bölüm yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre fazlaya yönelik talebin reddedildiğinin kabulü gerekir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün redde ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı uyuşmazlık konusu taşınmazın babasından kaldığını, babasının diğer mirasçılarının nizalı taşınmazdaki miras paylarını kendisine bağışladıklarını belirtmiştir. Dosyadaki ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2011 tarih, 2011/1366 Esas ve 2011/1199 Karar sayılı veraset belgesine göre davacının babası ... 07.06.1994 tarihinde ölmüş davacı ve diğer çocuklarını mirasçı bırakmıştır. O halde, murisin terekesi TMK’nun 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Davacı, 31.01.2012 tarihli yargılama oturumunda hibe senedi başlıklı tarihsiz belge sunmuştur. Belgede, diğer mirasçıların babaları ... intikal eden ev ve arsayı davacı kardeşlerine hibe ettiği yazılıdır. Öte yandan, senette mirasçılardan ... imzası bulunmadığı gibi imzaların mirasçılara ait olduğu yönünde kimlik tespitinin de yapılmadığı saptanmıştır. Davacı aynı oturumda, kardeşi ... Mahkemede ifade vereceğini beyan etmiş ise de, adı geçen kardeşi sonraki oturumlara katılmamıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın ... ait olduğunu bildirmiş; ancak, hibe senedine ilişkin açıklamada bulunmamıştır. Bu nedenlerle, öncelikle, diğer mirasçıların paylarını davacıya bağışladığının belirlenebilmesi için beyanlarının alınması veya yöntemine uygun bir biçimde bildirmeleri hususunda davacıya süre ve imkan tanınması, tüm mirasçıların bağışlamayı doğrulaması halinde, davanın bulunduğu bu haliyle yürütülmesi, aksi halde, terekeye dahil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının üçüncü kişi durumunda bulunan Hazineye karşı tek başına aktif dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmadığından ve davacı sadece kendi adına iptal ve tescil isteğinde bulunduğundan davanın bu sebeplerle reddine karar verilmesi gerekir. Çünkü, TMK’nun 702. maddesi gereğince tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Muris ...’nin terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğuna ve dava da bir tasarrufi işlem niteliğinde bulunduğuna, tasarrufi işlemlerde de oybirliği arandığına göre tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişilere karşı dava açmaları zorunludur.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel Mahkeme hükmünün kabule yönelik bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının
tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21.15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy