MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sınırlandırmanın iptali ve tescil
... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.10.2011 gün ve 220/210 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, muristen intikal, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı olarak dava konusu 121 ada 59 nolu mera parselinin dava dilekçesinde sınırları belirtilen kısmının sınırlandırılmasının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Tüzel Kişiliği, usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış ve yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 121 ada 59 parsel sayılı taşınmazda teknik bilirkişinin 23.07.2010 tarihli raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 9.885,17 m2'lik kısmının tefriki ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen mera parseli içerisine doğru konumda bulunan dava konusu yer hakkında davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmektedir. Şöyle ki, öncesi mera olan bir yerin, niteliği yetkili kurullarca değiştirilmediği sürece, hiçbir zaman zilyetlikle iktisabı mümkün değildir. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü için hava fotoğrafları, taşınmaza ilişkin fotometrik ve fotoğrametrik paftalar ile varsa komşu parsellere ait dayanak kayıtlar getirilmemiş, keşif sırasında çekilecek yakın plan ve panoramik fotoğraflardan yararlanılmamıştır.
Dava konusu taşınmazın kullanım süresi ve niteliğini belirlemek için hava fotoğraflarından yararlanılması gerekir. Hava fotoğrafları en az iki ayrı zamana ilişkin olmalıdır. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için; kadastro tespit tarihinden 20-30 yıl
öncesine ait (1979-1989 arası) en az iki farklı tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan; fotoplan, fotometrik ve fotoğrametrik paftalar ile dava konusu yerin bileşik paftası İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosyaya eklenmeli, bileşik paftadan belirlenecek dava konusu taşınmazın komşularına ait kayıt, tutanak ve dayanak belgeler Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmeli, bu eksikliklerin tamamlanmasından sonra mahallinde yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağrılmalı, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenilmeli, hava fotoğrafları, fotometrik ve fotoğrametrik paftalar ile komşu parsellere ait kayıt ve belgeler daha önce götürülmeyen iki jeodezi ve fotoğrametri uzmanı mühendis ile teknik bilirkişiden kurulu heyet aracılığıyla yapılacak keşifte uygulanmalı, hava fotoğrafları uzman bilirkişilerce incelemeye tabi tutulmalı, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere göre tesciline karar verilen taşınmazların imar ve ihya edilip edilmedikleri, kültür arazisi haline getirilip getirilmedikleri veya hangi konumda bulundukları hususunda bilirkişi kurulundan tarafların ve Yargıtay'ın denetimine açık gerekçeli rapor alınmalı, topoğrafik haritaya ait bilgilerin rapora aktarılması sağlanmalı, taşınmazın hangi tarihler arasında imar ve ihyasının tamamlandığı, tarımsal amaçlı zilyetliğin başladığı tarih ve zilyetliğin kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü taraf tanıkları ve dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köylerden seçilecek yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişilerden sorularak açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde HMK'nun 261. maddesi gereğince giderilmesine çalışılmalı, komşu parsellere ait tapu ve varsa dayanak kayıtların taşınmaz yönünü ne gösterdiği üzerinde durulmalı, HMK'nun 290/2. maddesi gereğince birlikte keşfe götürülecek uzman bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan panoramik fotoğraflarının çektirilerek, mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması sağlanmalı ve toplanacak delillere göre bir değerlendirme yapılarak karar vermek gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi..
Full & Egal Universal Law Academy