MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
... ile ... aralarındaki değer artış payı, katılma alacağı ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine ve kısmen de Mahkeme'nin görevsizliğine dair...1. Aile Mahkemesi'nden verilen 27.12.2011 gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların 1998 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde ...Konut Kooperatifi'ndeki payı,... devre mülk ile ... plakalı otomobilin satın alındığını, yine eşine jest yapmak maksadıyla ...Sigorta’dan 200.000 TL bedelli hayat sigortası yaptırıldığını, toplam 19.800 TL birikmiş prim alacağı bulunduğunu, davalının gazetelere asılsız açıklamalar yaparak müvekkilini küçük düşürdüğü, bağıştan rücu koşulları oluştuğunu açıklayarak, sigorta primlerinden dolayı 19.800 TL, müvekkilinin küçük düşürülmesinden dolayı 20.000 TL manevi tazminatın davalı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmazlar hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığını, hayat sigortası poliçesinde müvekkilinin lehtar olduğunu, davacının evlilik birliğine hiçbir katkı sağlamadığı gibi davacı tarafından yapılan yaklaşık 100.000 TL borcun müvekkilinin konserlerden elde ettiği gelir ve birikimlerle kapatıldığını, dava konusu aracın da vekil edenine ait olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlar hakkında harcı yatırılmak suretiyle usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından taşınmazlara yönelik davanın reddine, hayat sigortasından kaynaklanan alacak ile hırsızlık suçlamasından kaynaklanan manevi tazminata ilişkin talep konusunda genel mahkemelerin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde dava dosyası tefrik edilerek görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, araca ilişkin davanın kısmen kabulü ile 20.000 TL değer artış payı alacağının davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmesi üzerine; hükmün kabul ve görevsizliğe ilişkin bölümleri davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 09.08.1998 tarihinde evlenmişler, 19.10.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 27.05.2008 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka rejim seçilmediğinden eşler arasında yasal “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerlidir (TMK. m. 202). Söz konusu mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 19.10.2006 tarihinde sona ermiştir (TMK'nun 225/son). TMK'nun 235/1. maddesi hükmüne göre; mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, eşine jest yapmak için hayat sigortası yaptırdığına, bu işlem bağış olarak nitelendirilebilir ise de, davalının vekil edeni aleyhine gazetelere olumsuz açıklamalar yapmak suretiyle küçük düşürdüğüne ve itibarını zedelediğine, bu nedenle bağıştan rücu koşulları oluştuğunu ileri sürerek birikmiş prim alacağı ile manevi tazminat istediğine, davacının bu isteklerinin Borçlar Hukuku'nun genel hükümlerinden doğan alacağa ilişkin bulunduğuna, görevli Mahkemenin dava değeri itibarıyla genel Mahkemeler olduğu anlaşıldığına göre; davalı vekilinin görevsizliğe ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin araca ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu ... plakalı araç, davacının kişisel malı niteliğindeki ... plakalı aracın 12.05.2004 tarihinde satışından elde edilen 20.000 TL ile davacı tarafından çekilen 25.000 TL araç kredisi ile satın alınarak davalı ... Aylin adına tescil edildiğine, davacı tarafından alınan otomobil kredisi, evlilik birliği içerisinde 07.05.2004 tarihinde çekilerek 07.05.2006 tarihinde yine evlilik birliği içerisinde geri ödendiğine, aksi taraflarca ileri sürülmediğinden edinilmiş mal niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğine (TMK.219 m.), bilirkişi tarafından davaya konu aracın sürüm değeri 20.000 TL olarak tespit edildiğine, mahkemece aracın değerindeki eksilme göz önünde tutularak (TMK'nun 227/1 m.), katkının yapıldığı tarihteki miktar dikkate alınarak yazılı şekilde karar verildiğine göre davalı vekilinin araca yönelik temyiz itirazları da yerinde değildir.
Davalı vekilinin usul ve yasaya uygun olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, görevsizlik kararına ilişkin olarak HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,taraflarca araca ilişkin alacak yönünden HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3.394,35 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.