MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.08.2012 gün ve 3073/1289 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; Hazine adına kadastro çalışmaları sırasında tespit ve tescil edilen 105 ada 323 sayılı parselin içerisinde 400 – 500 m2’lik üzüm bağı şeklinde kullandığı taşınmazın kendisine ait olduğunu, Hazine'nin parseli ile birlikte Hazine adına tapuya bağlandığını belirterek Hazine'nin tapu kaydının 400 – 500 m2’lik üzüm bağı yeri bakımından iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece, “…105 ada 323 sayılı parselin içerisinde yer alan ve teknik bilirkişi... tarafından düzenlenen 17.02.2010 tarihli raporda A harfiyle gösterilen 480,23 m2 miktarındaki yerin köyün son parsel numarası verilerek davacı ...oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı parselin yüzölçümünün 24.226,69 m2 olarak düzeltilip tapuya kayıt ve tesciline…” karar verilmesi üzerine hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 105 ada 323 sayılı parsel, kadastro çalışmaları sırasında ham toprak niteliği ile 24.706,92 m2 yüzölçümlü olarak Hazine adına tespit edilmiş, kadastro tutanağının 30.05.2008 tarihinde kesinleşmesiyle tapu kaydı oluşmuştur. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu yerde barajın yapılmaya başlandığını ve taşınmazın baraj sahası içinde kaldığını, taşınmazın doğusunda ...Nehri'nin olduğunu, nehrin kenarında ... Barajı Şantiyesi’nin kurulduğunu, şantiye kurulduktan sonra bağın toprağı alınarak düzeltilme işinin yapıldığını, üzüm bağlarının söküldüğünü bildirmişlerdir. ... Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü’nün 11 Nisan 2012 tarih ve 3005 sayılı karşılık yazılarında ise; “…ayrıca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (Kamulaştırma Dairesi Başkanlığı) 21.01.2011 tarih ve 4396 sayılı yazıları ile irtifak hakkı tesisi taleplerinin olduğunu, ancak herhangi bir kamu kuruluşuna tahsisin yapılmadığını…” açıklamıştır. Saptanan bu durum ve beyanlar karşısında dava konusu yapılan 105 ada 323 sayılı parselin tamamının sözü edilen baraj sahası kapsamında kalıp kalmadığı, bu parsel içerisinde tesciline karar verilen ve teknik bilirkişinin krokisinde A harfiyle gösterilen kısmın baraj göl suları altında kalmasının söz konusu olup olamayacağı konusunun açıklığa kavuşturulması için ilgili kurum tarafından kamulaştırma işlemleri yapılmış ise, buna ait harita ve belgeler kurumdan getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte bir harita mühendisi aracılığıyla zemine uygulanması, parselin tamamının veya tescili istenen kısmının baraj kamulaştırma alanı kapsamında kalmakta olup olmadığının saptanması, bu hususun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, taşınmaz kamulaştırılmamış olsa bile eylemli olarak yapılması istenen baraj göl suları altında kalacak yerlerden olmasının belirlenmesi halinde de kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşmesi durumunda davacı adına tapuya kayıt ve tesciline değil mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerektiğinden bu hususun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde keşfen belirlenip saptanması zorunludur.Öte yandan, Mahkemece verilen hükümde 105 ada 323 sayılı parselin tapu kaydının iptaline değil, sadece kabul edilen miktarın köyün son parsel numarasıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Parselin tapu kaydı iptal edilmeden tescile karar verilemez. Mahkemenin kararı bu yönüyle Tapu Müdürlüğü’nde infazda duraksama yaratacak niteliktedir.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy