MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.05.2012 gün ve 478/158 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı mirasçısı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı bağ ve tarla vasıflı üç parça taşınmazın 1968-1969 yılları arasında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakıldığını, taşınmazların 50 yılı aşkın zamandır zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak adına tapuya kayıt ve tescillerini istemiştir. Dosya arasındaki ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.02.2012 tarih, 2012/43 Esas ve 2012/49 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre davacı yargılama sırasında 15.01.2012 tarihinde ölmüştür.
Davalı Hazine vekili, cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisine dava dilekçesi ve duruşma gününün yöntemine uygun tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davacı mirasçısı ...'ya diğer mirasçıların davaya dahil edilmesi hususunda verilen kesin süreye rağmen, gereğinin yerine getirilmediği açıklanarak aktif dava ahliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı mirasçısı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı, mirasçısı ...'nın hazır bulunduğu 22.02.2012 tarihli yargılama oturumunun 1 nolu bendinde, "taraf teşkilinin sağlanması bakımından davacıya diğer mirasçıları davaya dahil etmek veya muvafakatlarına dair belgeyi ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin mehil verilmesine, kesin mehile riayet edilmemesi halinde davanın taraf ehiyeti yokluğundan reddine karar verileceğinin davacıya ihtarına (ihtarat yapıldı)" şeklinde ara karar verilmiş, sonraki oturumda yukarıda açıklanan gerekçeyle dava reddedilmiştir. Dava sırasında taraflardan birinin ölümü halinde mahkemece yapılacak işlem HMK.nun 55. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; "Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." Öte yandan, Mahkemenin ara kararında, hazır bulunan mirasçıya terekeye temsilci atanması yönünde de süre ve imkan verilmemiştir. Açıklanan bu yasal nedenler gözönüne alındığında
mahkemenin, ara kararının usul ve kanuna aykırı olduğu açıktır. Kaldı ki; son yargılama oturumuna katılan Av. ... tarafından, davacının tüm mirasçılarının vekaletnamesi sunulmuş ve taraf teşkili sağlanmıştır. O halde; Mahkemece yargılamaya devam edilerek, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanması, sonucuna göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamıştır.
Davacı mirasçısının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı mirasçısı ...'ya iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy