MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 01.06.2010 gün ve 12/215 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Kadastro Mahkemesi'ne vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; kadastro çalışmaları sırasında adına tespit edilen 122 ada 5 ve 124 ada 1 parsellere ait olan bir kısım yerin yol olarak tespit harici bırakıldığını ileri sürerek, paftasındaki patika yolun iptali ile parsellere ilavesi ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...'ni temsilen köy muhtarı duruşmada, nizalı yerde yol olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davaya dahil edilen Hazine temsilcisi duruşmada, davanın reddini savunmuştur.
... Kadastro Mahkemesi'nin 29.08.2008 günlü kararı ile Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar, davacı ve davalıların temsilcilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların temyiz etmemesi üzerine 13.11.2008 tarihinde kesinleştirilmiştir. Kadastro Mahkemesi dosyası derkenar yazı ile resen 06.01.2009 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne göndermiştir. Görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi 26.01.2009 tarihinde tensip tutanağı düzenlemiş ve yargılamaya devam ederek temyize konu kabul kararını vermiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından dilekçesinde yazılı sebeplerle temyiz edilmiştir. Açıklanan olgular, tarafların ve Mahkemenin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık, bidayette Kadastro Mahkemesi'nde açılan eldeki davanın 29.08.2008 tarihinde verilen görevsizlik kararının temyiz edilmemesi üzerine, 13.11.2008 tarihinde kesinleştirilmesinden sonra resen HUMK.nun 193/son maddesinde düzenlenen 10 günlük süre geçirilerek 06.01.2009 tarihinde ait olan Mahkemeye gönderilmesinden kaynaklanmaktadır. HUMK.nun 193/son maddesi hükmü uyarınca, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacı tarafın 10 gün içerisinde dilekçe vermesi veya yeniden çağrı kağıdı göndermesi zorunludur. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. 10 günlük sürenin hak düşürücü süre olup Mahkemelerce re'sen kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Hal böyle olunca, görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren taraflarca süresi içinde gönderme talebinde bulunulmadığına ve yeniden çağrı kağıdı gönderilmediğine göre, HUMK.nun 193/3. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerindedir. Sair hususlar incelenmeksizin kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy