MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair...3. Aile Mahkemesi'nden verilen 19.07.2012 gün ve 595/609 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1989 yılında evlenen davacı ve davalı arasında boşanma davası bulunduğunu, davacının hemşire olup, davalının pratisyen hekim olduğunu, evlilik birliğinin devamında kooperatif yolu ile ... ada 1 parsel 24 blok 3 numaralı bağımsız bölümün tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu açıklayarak davacının çalışmasından kaynaklanan 1/2 katkısı nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalından tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.06.2012 tarihli dilekçesiyle talebini 31.120,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı kooperatif üyeliği ile edinilen taşınmazın ödemelerinin kendisi tarafından yapıldığını, kooperatif üyeliği giriş aidatı olarak ödenen 130 TL'nin 100 TL'sinin annesi tarafından gönderildiğini, 30 TL'nin ise kendi birikimi, olduğunu, çalışan ve gelir elde eden davacının tüm gelirini kişisel harcamaları için kullandığını bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çalışan ve gelir elde eden davacının taşınmazın edinmesine katkısı bulunduğundan 18.072,43 TL katkı payı alacağının 10.000 TL'sinin dava tarihinden ve 8.072,43 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 22.09.1989 tarihinde evlenmişler, 04.08.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 30.04.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği
01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal
ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 04.08.2008 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği davacının talebi ve dava konusu taşımazın edinme şekli ve tarihine göre davacının talebi 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallara yapılan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
2013/12133-5487
Uyuşmazlık konusu 22101 ada1 parsel 3 numaralı bağımsız bölüm davalının 19.06.1995 yılında üye olduğu kooperatif yoluyla 25.10.2001 tarihinde edinilmiş ve tapuda davalı adına tescil edilmiştir. Taşınmazın edinme tarihine kadar evliliğin başından beri askeri hastanede hemşire olarak çalışan davacının, taşınmazın edinilmesinde katkısının kabulü doğru ise de, Mahkemece, davalının annesi tarafından kooperatif üyeliğine ilişkin sözleşmenin düzenlenmesinden 6 gün önce banka havalesi yoluyla gönderilen 100,00 TL nin davalı tarafından harç ödenmek suretiyle açılmış bir dava ve isteği bulunmadığı halde, davalının kişisel malı olarak değer artış payı şeklinde bir değerlendirmeye tabi tutularak, dava tarihindeki taşınmaz değerine oranlanması suretiyle hüküm kurulmuş, davacının kendi birikimi olduğunu iddia ettiği 30 TL'nin evlilik birliği içinde biriktirildiği ve aynı nedenle davacının bu para üzerinde de katkısının bulunduğu göz önünde tutulmamıştır.
Konunun uzmanı hukukçu bilirkişi, taşınmazın edinme tarihine kadar tarafların elde ettiği gelir, toplam gelirden sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamalar ile davalı kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarını, davacı ve davalının çalışmaları karşılığında elde ettikleri gelirle sağlayabilecekleri katkı miktarını ve toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranını tespit etmiş olup belirlenen katkı oranı oluşa ve dosya kapsamına uygundur.
Bu halde Mahkemece yapılacak iş, taşınmazın dava tarihindeki değerinden kooperatife giriş peşinatı olarak ödenen paradan, yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafından açılan dava bulunmadığı, ancak davalının kişisel malı niteliğindeki annesi tarafından gönderilen 100 TL'nin hesaptan düşülmeli, kalan miktar ile hukukçu bilirkişi tarafından tespit edilen katkı pay oranı çarpılmalı ve elde edilecek rakama davacının katkı payı alacağı olarak karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4. , HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edeen davacıya iadesine 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy