MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
G... ile ... aralarındaki katılma alacağı ve ziynet alacağı davasının reddine dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 14.12.2010 gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; evli iken boşanan davacı ile davalının evlilik birliği içinde edindikleri ve ... 1. Aile Mahkemesi'nin 2007/148 D. İş Esas, 2008/ 2 D.İş Karar sayılı dosyasında tespit edilen eşyalar, 14 adet reşat altını ile davacıya ait kıyafet ve ayakkabıların aynen mümkün değilse 4.000 TL bedelinin tespit dosyasındaki masrafları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş,15.09.2008 tarihli dilekçesi ile değişik iş dosyasındaki eşya ve altınlara ilişkin talebin hukuki sebebini katılma alacağı olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde belirtilen eşyaların tamamının davalının annesi tarafından alındığını ve iddia edildiği gibi davacıya ait altın bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ziynet eşyalarının davalıda kaldığı ispatlanamadığından, çeyiz sandığında yer alan giyim eşyası ve ayakkabılar somutlaştırılmadığından ve ev eşyaları da mal ayrılığı döneminde alınıp bir kısmı ekonomik ömrünü tamamladığından davanın reddine karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 01.11.2001 tarihinde evlenmişler, 02.01.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 17.03.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir.
Dava dilekçesinin içeriği, tarafların evlenme tarihi, ev eşyalarının edinme tarihi ve dosya kapsamına göre davacının talebi, 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devam maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı ile kişisel malların (ziynet, giyim eşyası vb.) mevcutsa aynen, değilse bedelinin iadesi (TMK.m.688, 226/1. fıkrası), isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden
.//..
2012/12242-4971 -2-
(TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.
Davacı vekili dava dilekçesinde nitelik ve sayısını bildirdiği ziynet eşyalarının davalıda kaldığını iddia etmiştir. Kural olarak düğün sırasında kadına takılan ziynetler kendisine bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malıdır. Ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardır. Davacı kadın davaya konu ziynet eşyalarının evi terk ederken zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispatlamadıkça bu talebi kabul edilemez. Somut olayda varlığı ispatlanamayan ziynetlerin bedeline ilişkin talep ile somutlaştırılmayan ayakkabı ve giyim eşyasına dair taleplerin reddi doğru olduğundan davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
Davacı vekilinin değişik iş dosyasında bulunan ev eşyasına yönelik temyiz itirazlarına gelince, dosya kapsamına ve taraf tanıklarının beyanlarına göre, öncesinde evli iken boşanan ve 01.11.2001 tarihinde yeniden evlenen davacı ve davalının evlilik birliği içinde kullanım ömrünü tamamlayan ev eşyasını yeniledikleri saptanmıştır. 01.01.2002 tarihinden sonra bu şekilde tarafların ortak geliri ile edinilen ev eşyalarından boşanma dava tarihinde mevcut olanlar edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olup yukarıda açıklandığı üzere tasfiye edilmelidir. Bu halde mahkemece değişik iş dosyasında bulunan ev eşyalarından hangilerinin 01.01.2002 yılından sonra ne şekilde edinildiğin kesin olarak saptanması ile boşanma dava tarihinde mevcut olan ev eşyalarının değerinin tespiti ile belirlenen bu bedelin yarısına TMK'nun 236. maddesi gereğince katılma alacağı olarak hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., ...m.297/ç) ve 440/3-1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy