MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve dahili davacı ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.03.2012 gün ve 98/65 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, davacılara murisleri ...'dan intikal eden 308 ada 352, 319 ada 9, 222 ada 40,75, 225 ada 116, 349, 350, 264 ada 53 ve 268 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda davalı ... adına tespit ve tapuya tescil edildiğini açıklayarak ... üzerindeki kaydın iptaliyle davacılar adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili; taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğundan davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, 319 ada 9 , 225 ada 116, 264 ada 53, 268 ada 4 parsel ve 222 ada 75 parselin teknik bilirkişi raporunda E harfi ile gösterilen kısmı yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, 308 ada 352, 222 ada 40, 225 ada 249, 350 ve 222 ada 75 parselin teknik bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen kısmı yönünden zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiğinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, muristen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin 308 ada 352, 222 ada 249 ve 350 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün bu bölümünün ONANMASINA,Davalı ... vekilinin 222 ada 40 ve 75 parselin teknik bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen kısmına ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Mahkemece, bu parseller bakımından zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamıştır. Dava konusu 222 ada 40 ve 75 parseller 28.09.1997 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 24.12.1964 tarih 341 sıra nolu ... tapusunun revizyonu sonucu tarla niteliğiyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelere göre, taşınmazın bulunduğu yerde Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalar sonucu 40 parsel 2884 ve 75 parsel 2884 ile 2885 belirmelik tutanağı ile ... adına belirlendiği, işgalcisinin ... oğlu ... olarak gösterildiği, belirtmelik tutanağının kapsamına göre dava konusu yerin orta malı araziden elde edildiği, her iki taşınmazın belirtmeliğinde batı sınırının mera olarak okuduğu ve fiili olarak 74 nolu mera parseli ile komşu oldukları saptanmıştır. Taşınmazlar bu haliyle mera araştırmasına muhtaçtır.O halde, Mahkemece yapılacak iş; kadim ve tahsisli mera araştırması durumu da göz önünde bulundurularak yerel yaşlı bilirkişilerin Yargıtay uygulaması uyarınca meradan yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasından mahkemece belirlenmesi, aynı biçimde komşu köyler halkı arasından yeri ve yöreyi iyi bilen yaşlı tanıklarını bildirmeleri konusunda taraflara süre ve imkan tanınması, Toprak Tevzii Komisyonunca hazırlanan ve Süksün kasabasına ait mera paftalarının İl Özel İdare Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, taşınmazın bulunduğu yere ait tahsisli ve kadim mera kayıtlarının olup olmadığının İlçe Özel İdare Müdürlüğü ile Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulması, varsa getirtilerek dosya ile birleştirilmesi, bu kayıt ve belgeler ile mera paftasının teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, dava konusu parselin Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen mera paftası içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, 222 ada 40 ve 75 parsellerin bitişiğinde bulunan 74 sayılı kadim mera parselinden açılmak suretiyle davacı ve miras bırakanı tarafından tasarruf edilip edilmediğinin yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak saptanması, davacı tarafın taşınmaz üzerindeki (1964 yılından önceki) zilyetliğinin başlangıç ve süresinin yerel bilirkişi ve tanıklara sorular yöneltilerek açıklığa kavuşturulması, yerel bilirkişi ve tanıkların ...nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, yerel bilirkişi ve tanıkların kimlikleri tespit edilirken mutlaka doğum tarihlerine yer verilmeli, tescili istenen taşınmazın tahsisli ve kadim mera kayıt ve belgeleri kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde, dava konusu yerin bitişikteki kadim meradan açılmak suretiyle kültür arazisi haline getirilen yerlerden olup olmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup belirlenmesi, teknik bilirkişiden gerekçeli ve denetime açık rapor alınmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca ...'den harç alınmasına mahal olmadığına 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy