MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
... ile ... aralarındaki değer artış payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 14.06.2012 gün ve 192/863 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, tarafların 1996 yılında evlendiğini, evlilik birliği içerisinde satın alınarak davalı adına tescil edilen 592 ada 2 parsel üzerindeki 79 nolu dubleks taşınmazın alınmasına, annesine ait 3787 parselin satışından elde edilen gelir ve banka kredisiyle katkıda bulunduğunu, taşınmaz üzerinde 1/2 oranında alacağı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, taşınmazdan dolayı 50.000 TL müşterek konuttaki eşyalardan dolayı 5.000 TL alacağın dava tarihinden geçerli faiziyle birlikte davalı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği 12.04.2012 tarihli ıslah dilekçesinde alacak miktarını 92.332,50 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, iddiaların doğru olmadığını, davacının kusurlu davranışları nedeniyle boşanmaya hükmedildiğini, bankadan 60.000 TL kredi çekildiğini, ıslah dilekçesinin TMK'nun 178.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra verildiğini ileri sürerek davanın esastan, ıslah dilekçesinin zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, taşınmaz yönünden dava dilekçesindeki talep nazara alınarak 50.000 TL alacağın karar tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, ıslahla artırılan miktar yönünden TMK'nun 178.maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle talebin reddine, davaya konu ev eşyaları üzerinde davacının 1/2 payı bulunduğunun tespitine, davacının ev eşyaları için ortaklığın giderilmesi davası açmakta muhtariyetine karar verilmesi üzerine; hükmün, taşınmaza ilişkin bölümün davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Taraflar, 14.05.1996 tarihinde evlenmişler, 15.01.2009 tarihinde açılan dava sonunda 20.12.2010 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır. Taraflar arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TMK.m.170), 01.01.2002 tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi (4721 sayılı TMK.m.218-241) geçerlidir. Söz konusu mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 15.01.2009 tarihinde sona ermiştir (TMK'nun 225/son). TMK'nun 235/1. maddesi hükmüne göre; mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır.
Dava konusu 592 ada 2 parsel üzerindeki 79 nolu bağımsız bölüm, 04.03.2003 tarihinde satın alınarak davalı ... adına tescil edilmiştir. Davacı vekili, taşınmazın edinilmesine annesine ait taşınmazın satışından elde edilen gelir ve banka
.//..
2012/12528-2013/6171 -2-
kredisiyle katkı yaptığını ileri sürmüştür. Eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK.m.227). Eşlerden birine ait edinilmiş mallar üzerinde, diğer eşin mülkiyet veya diğer bir ayni hak talebi söz konusu değildir. Yani katılma rejiminde; eşlere tanınan hak, ayni bir hak olmayıp, şahsi bir haktır. Sadece mal rejimi sona erdiğinde, eşlerin edinilmiş mallara ilişkin artık değerler üzerinde karşılıklı alacak hakkı vardır (TMK.236.m ).
Dosya kapsamı ve dava dilekçesindeki açıklamalara göre davacı vekilinin talebi taşınmaz üzerindeki değer artış payı ve katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve TMK'nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir. Mahkemece, davacının kişisel malı ile taşınmazın edinilmesine yaptığı katkı usulüne uygun olarak belirlendiğine, davacının değer artış payı ve katılma alacağı yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde bilirkişi aracılığı ile tespit edildiğine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıda gösterilen dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin ıslahla artırılan miktara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, TMK'nun 178.maddesi uyarınca ıslahla artırılan miktarın zamanaşımına uğradığı görüşünden hareketle bu yönden davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Her ne kadar Dairece, bu tür davalarda TMK'nun 178.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu benimsenmiş ise de, Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla, edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından da TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüş, Dairece de bu görüş benimsenmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 153/1-2. bentleri (Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur) gözetilerek boşanma kararının kesinleştiği 01.02.2006 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği anlaşıldığına, ıslah da bu süre içerisinde yapıldığına göre, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. O halde; Mahkemece, ıslahla artırılan miktar yönünden TMK'nun 178. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkemece hükmünün ıslahla artırılan miktara ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya ayrı ayrı iadelerine 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.