MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. Sıfatyla)
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.05.2012 gün ve 64/110 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin eşi miras bırakan ...02.07.2010 tarihinde vefat ettiğini, evlilik birliği içerisinde satış yoluyla 30.06.2003 tarihinde 2786 (geldisi 1574 parsel) parsel sayılı taşınmazın edinildiğini açıklayarak, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında nizalı taşınmazın değerinin yarısının miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın mirasbırakanlarının davacı ile evlenmeden önce 1145 ada 3 sayılı parselde kain C1 Blok 12 nolu bağımsız bölümün devri yoluyla edinildiğini, bu nedenle nizalı taşınmazın miras bırakanın kişisel malı niteliğinde bulunduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TMK'nun 220/4.maddesinde kişisel malların yerine geçen değerlerin kişisel mal sayıldığı, katılma alacağına konu olan taşınmazın, davalı tarafın önceki eşiyle evli olduğu dönemde edinilen 1145 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan 12 nolu bağımsız bölüm ile takas edilerek edinildiği, taşınmazların devir tarihlerinin birbirlerine çok yakın olduğu, taşınmazların değerinin tespitine ilişkin alınan raporlarda her iki taşınmazın devir tarihi itibariyle birbirine örtüşen mahiyette olduğu, nizalı taşınmazın sözü geçen kişisel malın trampası sonucunda edinildiği olgusunun tanık beyanlarıyla da doğrulandığı, taşınmazı devreden ve tanık olarak dinlenen dava dışı ...'ın taşınmazların trampa edildiği, tarafların birbirlerine para ödemedikleri sadece tapu harcı ödedikleri şeklinde anlatımda bulunduğu, davaya konu taşınmazın miras bırakan eşin önceki evliliği sırasında edindiği taşınmaz ile trampa edilmek veyahut işbu taşınmazın geliri ile alınmak suretiyle kişisel mal karşılığında edinildiğinin ispat edildiği ve edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olmayan kişisel mal statüsünde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıda belirtilen husus dışındaki sair tüm temyiz itirazlarının reddine;
Davacı ile tarafların miras bırakanı ... 06.05.2000 tarihinde evlenmişler,... 02.07.2010 tarihinde ölümü ile aralarındaki mal rejimi sona -//-
2012/12531-2013/5479 -2-
ermiştir. (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği ölüm tarihine kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). Bilindiği üzere 4721 sayılı TMK'nın 230. maddesi ile "Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir. Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç, edinilmiş mallara ilişkin sayılır. Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır." hükmü kabul edilmiştir. Mahkemenin gerekçesinde de açıklandığı üzere nizalı taşınmaz 30.06.2003 tarihinde,mirasbırakanın kişisel malı niteliğinde bulunan dava dışı 1145 ada 3 sayılı parselde kain C1 Blok 12 nolu bağımsız bölümün devri yoluyla edinildiğini sabittir. Ne var ki,davalılar tanığı ... uyuşmazlık konusu taşınmazın edinilmesinden sonra taşınmaz üzerine kömürlük yaptırıldığını, diğer tanık ... (nizalı taşınmazı devreden) ise 08.12.2011 tarihli yargılama oturumunda nizalı binanın fotoğrafları gösterilerek sorulması üzerine " ...hemen hemen resimde göründüğü gibi evimi takas olarak verdim, ancak pimapenler ile öndeki balkon kapaması ve saçak benim tarafımdan yapılmamıştır, daha doğrusu sadece balkondaki pimapenleri benden sonra yapmıştır, balkon üzerindeki pimapenleri ben yapmıştım... " açıklamıştır. Yine ziraatçi ve inşaat bilirkişilerin 08.07.2011 tarihli müşterek raporunda taşınmaz üzerinde 3 ila 8 yaşlarında ekonomik değeri olan toplam 17 adet meyva ağacının bulunduğunu bildirmiştir. Bu kapsamda, nizalı taşınmazın edinilmesinden sonra evlilik birliği devam ederken miras bırakanın kişisel malı niteliğinde olan taşınmazda bir takım iyileştirmeler yapıldığı sabittir. Bu iyileştirmeler, davacı ile miras bırakanın edinilmiş mal kapsamında bulunan gelirleri ile yapıldığının kabulü halinde, davacının taşınmazın edinilmesinden sonra oluşan değer artışı bakımından katılma payı alacağının bulunduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, mahkemece, açıklanan hususlar tartışılmadan ve bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulmuştur.
Hal böyle iken, Mahkemece, nizalı taşınmazın edinildiği tarihten sonra evlilik birliği içerisinde yapılan iyileştirmelerin hangi tarihlerde ve miras bırakanın kişisel malı veyahut davacı ile miras bırakanın edinilmiş mal kapsamında bulunan gelirleri ile yapılıp yapılmadığının tespit edilerek, edinilmiş mal kapsamındaki gelirler ile yapıldığının belirlenmesi halinde, belirlenen değer artış tutarının ½ sinin davacının katılma alacağı olduğunun kabulü gerekir. Az yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile; hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy