MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tescil
... ve müşterekleri ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.05.1998 gün ve 13/31 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, vergi kaydı, miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı Köy yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır.Mahkemece önceki kararda, davanın kabulüne teknik bilirkişi raporunda gösterilen 252.939,93 m2 yerin davacılar adına tapuyla tesciline karar verilmiş, hüküm; davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş, Dairece; dayanak vergi kaydının gayri sabit hudutlu olması nedeniyle vergi kayıt miktarına itibar edilmesi gerektiğinden, kayıt miktarı kadar yer yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma sevk edilmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne vergi kayıt miktarı olan ve teknik bilirkişi raporunda gösterilen 160.000 m2 yerin ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.Toplanan deliller ve dosya kapsamından davanın kadastro sırasında tespit dışı bırakılan yerin tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Her ne kadar önceki bozmada, vergi kayıt miktarı kadar yer yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiş ve mahkemece bozmaya uyularak karar verilmiş ise de dava, TMK'nun 713/1. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup bu tür davaların kamusal niteliği bulunduğundan önceki bozma davacılar bakımından kazanılmış hak oluşturmaz ve tarafları bağlamaz.Dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece teknik bilirkişi krokisi eklenmek suretiyle hangi tarihte tespit dışı bırakıldığı Kadastro Müdürlüğü'nden sorulmamış, çevresinde bulunan parsellere ait tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile varsa dayanak belgeleri getirtilerek taşınmaz başında uygulanmamıştır. Tescil konusu yer kadastro sırasında tespit dışı bırakıldığına göre, imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Böyle bir yerin niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının tespitten sonraki döneme ilişkin olup dava tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü, dayanak 1936 tarih 12 ve 13 sayılı vergi kaydının revizyon görüp göremediğinin İl Özel İdaresinden getirtilerek dosyaya eklenmesi, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla açıklanan hava fotoğrafları, Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilecek paftalar ve komşu parsellere ait tapu kayıtları ve hüküm dosyalarına ait teknik bilirkişi raporlarının keşifte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğü'nden gelen paftaların ise, düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulundukları konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, komşu parsellere revizyon gören tapu kayıtları ile dayanak 1936 tarih 12 ve 13 sayılı tahrir kayıtlarının taşınmaz yönlerini ne gösterdikleri üzerinde durulması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davacılar ile miras bırakanlarının hangi tarihte taşınmazın imar ve ihyasına başladıkları, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdükleri ve hangi tarihte imar ve ihyanın tamamlandığı, dayanak vergi kayıtlarının kapsamı ile başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurularak belirlenmesi, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının hesaplanması, daha önce götürülmeyen başka bir uzman ziraat mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek ve yukarıdaki açıklamalarda gözönünde tutularak kendilerinden gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, bir önceki bilirkişinin raporundaki gerekçelerde eleştirilerek aynı konuda görüşünün ortaya konulmasının istenilmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi gerekir. Mahkemece yukarıda yazılı araştırma ve incelemeler yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Öte yandan, HMK'nun 290/2 maddesi gereğince keşif mahallinde hazır edilecek bir fotoğrafçı bilirkişiye taşınmaz ve çevresini gösterir yakın plan ve panoramik fotoğrafların çektirilerek teknik bilirkişiye taşınmazın fotoğraflar üzerinde işaretlettirilmesi, bundan sonra keşfi yapan hakim tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması gerekir.Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy