MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.12.2011 gün ve 314/903 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, her ikisi de Almanya'da işçi olarak çalışan taraflar arasında devam eden boşanma davası bulunduğunu, ... tarafından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/330 Esas sayılı dosyasıyla davacı aleyhine açmış olduğu mal paylaşımı davasında ... adına kayıtlı taşınmazlar dava konusu etmiş olmasına rağmen evlilik birliği içinde edinilen ve eldeki davanın davalısı Melahat adına kayıtlı 1663 parselin dava konusu edilmemiş olduğunu açıklayarak davalı adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile 1/2 payın davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde davacıya düşen hissenin değerinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 171.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına iştirak etmemiş ve temsilci vasıtası ile de kendisini temsil ettirmemiştir.
Mahkemece, 997 yılında satın alınan ve davalı adına tapuya tescil edilen taşınmazın alımında Almanya'da işçi olarak çalışan davacının katkısı bulunduğundan davanın kısmen kabulü ile 85.831,93 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 24.06.1988 tarihinde evlenmişler, 12.03.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 11.07.2011 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir.
Dava, mal rejiminin boşanma sebebiyle tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Bu davaların çözüm yeri 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi gereğince Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde bulundurulur. Mahkemece, davanın niteliği dikkate alınarak görevsizlik nedeniyle davanın reddine ve istek halinde görevli ... Aile Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam edilip yazılı şekilde karar verilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/III-3 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 1.271,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy