MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.06.2012 gün ve 293/273 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili kadastro çalışmaları sırasında vekil edeni adına tespit ve tescil edilen 158 ada 46 sayılı parselle birlikte kullandığı taşınmazın bir kısmının bitişikte bulunan yolda bırakıldığını, paftasında yol olarak gösterildiğini, söz konusu yolun 3 metre eninde 115 metre uzunluğunda bulunduğunu açıklayarak paftasında yol olarak kaydedilen taşınmazın kayıtlarının düzeltilerek vekil edeni adına kaydının sağlanmasını istemiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Davaya dahil edilen ... Köyü Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı yapılan keşifte, bu yolun paftasında gösterildiği şekilde kullanıldığı doğrudur, ölçüm yapılsın, davacının ne kadar yeri olduğu saptansın, bizim amacımız bu yoldan kanalizasyon hattı geçirmektir. Komşu arazilerin sahibi de kısmen yer bağışlamışlardır. Yarın sel bastığında davacının tarlası zarar görecektir şeklinde beyanda bulunmuş, 12.01.2012 tarihli oturumunda da davayı kabul etmediğini açıklamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak bırakıldığını, tapuda kayıtlı yer olmadığını, bu nedenle tapu iptali ve tescil davası açılamayacağını, kadastro çalışmaları sırasında davacının uyuşmazlık çıkartarak tutanak tutulmasının sağlanması gerektiğini, ancak bunun davacı tarafından yapılmadığını kadastro mahkemesine herhangi bir itirazda da bulunmadığını, kadastro tespitinin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar davacının kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, esası bakımından davacı vekili, vekalet ücreti yönünden ise, ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve paftasında yol olarak bırakılan taşınmazın bir kısmının kendisine ait olduğu gerekçesiyle TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu davacı adına tespit ve tescil edilen 158 ada 46 sayılı parselin kadastro tespitinin 13.01.2007 tarihinde yapıldığı anlaşıldığına göre, bitişikte bulunan yolunda aynı tarihte paftasında yol olarak bırakıldığının kabulü gerekir.
Yargıtay uygulaması gereğince kadastro tespitinin yapılması ile kadastrodan önceki zilyetlik kesintiye uğrar ve kadastro tespitinin yapıldığı tarihten itibaren davacının aynı taşınmaz üzerinde aralıksız çekişmesiz malik sıfatı ile 20 yıllık zilyetliğinin bulunması gerekir. taşınmazın paftasında yol olarak bırakıldığı tarihten davanın açıldığı 29.09.2010 tarihine kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre dolmadığından davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır.
Davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; keşifte belirlenen değer esas alınarak yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına vekalet ücreti takdir edildiği, takdir edilen vekalet ücretinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine uygun olarak takdir edildiğine göre, davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Davacı ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan Yerel Mahkeme hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca ...'den harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy