MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sınırlandırmanın iptali
... ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.07.2012 gün ve 669/334 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak kadastro sırasında mera niteliğinde sınırlandırılan 108 ada 58 parsel kapsamında kalan taşınmaz bölümünün iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazın köy merası niteliğinde olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 18.206.63 m2 yerin sınırlandırmasının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline, aynı raporda B, C ve D harfleriyle gösterilen bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin bölümü davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mera niteliğindeki 3.170.996 m2 yüz ölçüme sahip 108 ada 58 parsel, kadimden beri köy ortamalı mera olarak kullanıldığı, İl Mera Komisyonu tarafından mera olarak belirlendiği açıklanarak 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 5/a maddesi uyarınca 11.07.2003 tarihinde mera olarak sınırlandırılmış, dava dışı kişiler tarafından sınırlandırma ve tespite itiraz edilmiş, ... Kadastro Mahkemesi'nin 28.12.2004 tarih 2004/11-232 Esas ve Karar sayılı ilamı ile dava konusu yer ve çevresinin öncesinin mera niteliğindeki yerlerden olduğu, sonradan dava konusu yerlerin tarım arazisi haline dönüştürülmesinin mera niteliğini ortadan kaldırmayacağı açıklanarak itirazın reddine, taşınmazın tespit gibi ortamalı mera niteliğinde sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından onanarak 29.04.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece, kazanma süresi ve koşullarının davacı lehine gerçekleşmediği, taşınmaz bölümünün mera niteliğinde olmadığı görüşünden hareketle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyleki, dava konusu taşınmazın öncesinin "mera" niteliğinde olduğu, bir bölümünün tarım
arazisine dönüştürülmüş olmasının mera niteliğini ortadan kaldırmayacağı, meraların zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığı açıklanarak hükmen mera olarak sınırlandırılmıştır. Her ne kadar davacı bu dosyada taraf olmadığından, leh ya da aleyhine kesin hüküm teşkil etmez ise de; dava konusu taşınmazın öncesinin mera niteliğinde olduğu ... Kadastro Mahkemesi'nin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen hükmüyle belirlendiğine göre, niteliğinin hükmen belirlenmiş olması eldeki dosya bakımından “güçlü delil” teşkil eder ve davacıyı bağlar.
Hal böyle olunca, dava konusu parselin mera niteliğinde olduğu hükmen belirlendiğine göre, dava konusu yerin mera niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Meralar, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacakları gibi, süresi neye varırsa varsın zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla da iktisap edilemezler. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy