MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal rejimi tasfiyesi
...) ile ... aralarındaki mal rejimi tasfiyesi davasının reddine dair ... Aile Mahkemesi'nden verilen 06.07.2012 gün ve 591/852 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; taraflar arasında evlilik birliğinin devam ettiği dönemde davalının vekil edeninin sürekli ve sabit bir işte çalışmasına izin vermediğini, buna rağmen vekil edeninin evde dikiş-nakış ve perde işleri yaparak evin geçimini sağladığını, 32 yıllık evlililk birliği boyunca edinilen tüm mal varlığının davalı adına yapıldığını açıklayarak, dava dilekçesinde ada/parsel ve mevkiilerini bildirdiği taşınmazlar ile ... plakalı araca ilişkin olarak mal rejiminin tasfiyesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir.
Davalı asıl ve vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 69 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazın 7/24 payın davalıya miras yolu ile intikal ettiği, dava konusu diğer mal varlığı değerleri yönünden ise; davacının davasını ispatlayamadığı, her ne kadar el işi yaparak aile bütçesine katkıda bulunduğunu beyan etmiş ise de bu konuda süreklilik ve miktar bakımından ispata yarar belge sunamadığı, bu itibarla dava konusu araç ve taşınmazların alımına katkısını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların 12.02.1972 tarihinde evlendikleri, 09.09.2003 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 04.10.2005 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliğinin son bulduğu, TMK'nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağı, taraflar arasında başka bir mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK'nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacakları, eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona erdiği, TMK'nun
222. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edileceği tartışmasızdır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere dava konusu 69 ada 1 parseldeki 7/24 payın dosyadaki bilgi ve belgelere göre, miras yoluyla kaldığı saptandığına göre, davacının hükmün uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin kısmına yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile, hükmün anılan bölümünün ONANMASINA,
Davacının hükmün nizalı araca ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu ... plakalı araç edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğu 30.10.2002 tarihinde satış suretiyle davalı eş adına tescil edilmiştir. 4721 sayılı TMK'nun 222.maddesi son fıkrası hükmü uyarınca, bir eşin 01.01.2002 tarihinden sonra edindiği bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilecektir. Aksini ispat eden eş, iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Bu kapsamda, davalı 10.05.2010 tarihli yargılama oturumunda nizalı aracı çalışarak aldığını açıklamış, 28.09.2010 tarihli dilekçesinde ise, kendisine miras yoluyla intikal eden kişisel malının satışından elde ettiği gelir ile edinildiğini savunarak, kişisel mal iddiasında bulunmuştur (4721 sayılı TMK'nun 220/1-4. bent). Ne var ki; Mahkemece, davalının 10.05.2010 tarihli yargılama oturumundaki beyanı ve 28.09.2010 tarihli dilekçesindeki açıklamaları tartışılmadan, 4721 sayılı TMK'nun 222. maddesi kapsamında, yasa ile adi karine olarak edinilmiş mal hükmünde bulunan araca ilişkin katılma alacağı talebinde bulunan davacının, aracın alımında katkı sağlaması gerekmediği, yasadan dolayı katılma alacağı bulunduğu gözden kaçırılarak, hukuki nitelendirmede hata ile davacının nizalı aracın alımında katkı sağlaması gerektiği ve bu hususu ispatlamakla yükümlü olduğu kabul edilerek, başka bir anlatımla nizalı aracın kişisel mal olduğunun ispat yükü davalıya ait olduğu halde, ispat yükü Kanuna aykırı olarak davacıya yüklenerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün ... plakalı araca ilişkin bölümünün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy