MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.09.2011 gün ve 125/3358 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle dava konusu 191 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras hissesi oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., kardeşi olan davacının misbırakan babalarının sağlığında babalarına bakmadığını, kendisinin ve diğer davalı kardeşi ...'in anne ve babalarının bakım ve ihtiyaçlarını karşıladığını, buna karşılık olarak da mirasbırakan babalarının dava konusu parsel üzerindeki evi kendisine verdiğini, davacının söz konusu parsel üzerinde hakkı bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davacının mirasın paylaşılmadığını, elbirliği mülkiyetinin devam ettiğini beyan ettiği, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belli pay veya payları bulunmadığından mirasçılardan biri terekeye dair taşınmazın tümünün veya bir payının kendi adına tescilini istemeyeceği, bu şekilde açılan bir davanın daha sonra değiştirilecek tüm mirasçılar adına yürütülmesi ve aynı dava içerisinde mirasçılar adına tapuya tescili istenemeyeceği gibi diğer mirasçıların da katılmak suretiyle davanın yürütülüp sonuçlandırılması mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dosyada bulunan ......'e ait ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.02.2007 tarih 2007/185 E- 159 K sayılı kararından davacı ... ile davalılar ... ve ...'in 09.02.2007 tarihinde ölen ortak muris ......'in mirasçıları olduğu ve miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu taşınmazlarda mirasçıların birbirleri aleyhine tek başına miras payının iptaline ilişkin dava açmaları mümkün olup oybirliği aranmaz (HGK. 23.10.1996 T. 1996/7-522 Esas ve 1996/713 Karar). Mirasçılardan birinin taşınmazın diğer mirasçılar
adına da tapuya tescilini istemesi TMK.nun 640 ve 702. maddelerine göre de mümkün değildir. Davacı, mirasçılar arasında görülen böyle bir davada, sadece kendi payı yönünden iptal ve tescil isteğinde bulunabilir.
Hal böyle olunca; mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan, dosya içeriğine ve taraflarca ileri sürülecek delillerin toplanmasından sonra hasıl olacak kanaate göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın mirasçılar arasında görülen dava olduğu gözetilmeden taraf teşkilinin sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davacının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine yer olmadığına ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy