MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
... ile ... (Mutaf) aralarındaki değer artış payı alacağı davasının kabulüne dair... 3. Aile Mahkemesi'nden verilen 12.09.2012 gün ve 586/667 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1981 yılında evlenen vekil edeni ile davalı arasında halen boşanma davası bulunduğunu, peşinat ve aidatları vekil edeni tarafından evlilik birliği içinde ödenen kooperatife ilişkin üyeliğin davalı adına yapıldığını açıklayarak, davalı adına olan kooperatif üyeliğinin tasfiye tarihindeki değerinin 1/2'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kooperatif ödemelerinin davalı tarafından ailesinin yardımı ile yapıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kooperatif üyeliği ile edinilen dava konusu taşınmaz edinilmiş mal olduğundan 22.000 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; taraflar 14.10.1981 tarihinde evlenmiştir. 07.06.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 13.09.2011 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM.nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 07.06.2010 tarihine kadar, TMK'nun 202 ve 4722 sayılı Kanunun 10. maddelerine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriğine, davacının yargılama aşamasındaki beyanlarına, ve davalının kooperatife üye olduğu 28.12.2002 tarihi ve ödemelerin bittiği 2007 tarihine göre, dava 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, dava konusu 22171 ada 2 parsel 18 numaralı bağımsız bölümün edinme tarihi itibariyle taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi bulunduğuna, istek tasfiye tarihindeki meskenin değerinin 1/2'si olduğuna, ancak hatalı olarak harca esas miktar hüküm altına alındığına, yine taşınmazın karar tarihine yakın tarihteki değeri esas alınması gerekirken, dava tarihindeki değer esas alınmış ise de tüm bu hususlar davacı tarafından temyiz edilmediğine ve hiç temyize gelmediğine aleyhe bozma yasağı kuralı gözetilerek bozma nedeni yapılmadığına, davalı tarafından taşınmazın kişisel mal ile edinildiği ispatlanmadığına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasının ONANMASINA,
Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince, dava katılma alacağına ilişkin olup, TMK'nun 239/son maddesi gereğince katılma alacağına, mal rejiminin tasfiye tarihi olan karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 326,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.176,10 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy