MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tescil
... ile ... ve ... Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.09.2012 gün ve 377/520 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, imar ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan bir parça taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu kazanma süresi ve koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı ... temsilcisi ise, taşınmazın önceden taşlık niteliğinde bulunduğunu, davacının imar ve ihya ederek tarla haline getirdiğini 35 yıldan fazla süredir zilyetliğinde bulunduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne teknik bilirkişi raporunda D harfiyle gösterilen 28646,44 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı gibi, hava fotoğrafı uygulaması da taşınmazın niteliğini belirlemekten uzaktır. Dava konusu taşınmaz 1976 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında taşlık niteliğiyle tescil dışı bırakılmış olduğuna göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle imar ve ihyanın tüm koşullarının araştırılıp belirlenmesi zorunludur. Mahkemece, yapılan hava fotoğrafı uygulaması yetersiz olup uzman bilirkişiler marifetiyle uygulanmamıştır. O halde; dava tarihinden en az 20 yıl öncesine ait (1985-1990 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı yıllar arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte yerel
bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlık taşınmaza ilişkin bulunduğundan keşif yerinde dinlenenlerin arasında çelişki çıktığı takdirde yüzleştirmek suretiyle HUMK'nun 261. maddesi gereğince aykırılığın giderilmesi, dava konusu yerin davacı tarafından hangi tarihte imar ve ihyaya başlanıldığı, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdüğü, hangi tarihte tamamlandığı hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis aracılığıyla paftalarla birlikte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere ve kadastro paftalarının düzenlendiği tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı ya da hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişilerden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, daha önce görüşüne başvurulmayan üç uzman bilirkişi, üç ... mühendisi veya yüksek mühendisi aracılığıyla ya da ... Fakültesinin toprak bölümünde uzman akademisyenler aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenmek suretiyle dava konusu yerin imar ve ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda kendilerinden gerekçeli ve denetime açık rapor istenilmesi, tesciline karar verilen yer ve çevresini gösterir biçimde HMK'nun 290. maddesi uyarınca birlikte götürülecek konunun uzmanı bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik resimleri çektirilip onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz hava fotoğrafı uygulamasına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy